18 Ocak 2011 Salı

İSTANBUL-SİLİVRİ-İSTANBUL


08 Ocak 2011
Geçen hafta Poyrazköy turundan dönerken Uğura haftaya Silivriye gideceğim gelir misin diye sordum. Gelirim dedi. Hafta içi istersen cumartesi de gidebiliriz seçimi sen yap deyince aslında Cumartesi olması benim için de daha iyi olur ama Cuma günü tekrar görüşelim dedi. Cuma günü turu Cumartesi yapmak için fikir birliğine vardık. Sabah kalktığımda bilgi sayarın ekranındaki hava durumu widgeti 1 derece, telefonun ekranı 2 derece gösteriyordu. Bisiklete bindiğimde km sayacı 4 dereceyi gösteriyordu. Neticede hava çok soğuktu. İlk kez uzun parmaklı eldivenlerimi giydim. 
Sabah 07:30 da buluşma noktamıza geldiğimde Uğur da gelmişti. Uğur her zamanki gibi yine gülerek poz verdi. Sabah, sabah bu enerjiyi nereden buluyorsun Uğurcuğum.
 Bende bu yüz ifadesi ile poz vermişim.
Buff ı kulaklarımı ve ağzımı kapatacak şekilde taktım. Buluşma noktasına gelene kadar 300 metrede kulaklarım buz kesti. Bu günkü planım mümkün olduğunca mola vermeden Silivriye gidip geri döneceğiz ve yemeği Avcılarda yiyeceğiz. Onun için durduğumuz yerler haricinde pek fotoğraf çekmeyeceğiz.
Zeytinburnunda sahil yoluna çıkarken ışık yüzünden Uğur geride kaldı. Durdum. Güneş henüz yükseliyordu. Dayanamadım makinemi çıkardım.
Tekrar yola koyulduk. Bakırköy, Yeşilyurt, Yeşilköy, Florya, Menekşeyi geçip Küçükçekmeceye geldik. 23 Aralıkta Silivriye gittiğimde Uğur bana Mimarsinan a kadar eşlik etmişti. O zaman Uğur E5 in Küçükçekmece Avcılar arasındaki bölümünü emniyet şeridi olmadığından güvensiz bulmuş. Bu konudaki çekincesini söyleyip alternatif yol var mı diye sordu. Yan yoldan çıkabiliriz ama emin ol orası E5 ten daha tehlikeli dedim. Uğuru rahatlatmak için Küçükçekmeceden sonra yan yoldan devam ettik. Yukarı çıkarken beyaz bir minibüs önce Uğur un geldiğini görmesine rağmen park ettiği yerden yola çıktı. Sonrasında ise 20 metre sonra durdu. Uğur bu sırada aracın sağına girdi. Adam sağa doğru yanaşıp Uğuru sıkıştırdı. Yanından geçerken şoföre tepki gösterdim. Ambarlı inişinden sonra Haramidere yokuşunu tırmandık. Gürpınardaki kuleyi görünce Uğura duralım da fotoğraf çekelim dedim.


  Uğur kule hemen, hemen parmağının ucunda çıktı yeniden bir poz daha çekeyim dedi.
Bu arada hava biraz daha ısınıp 6 dereceye çıkmıştı. Uğura aşağıya inince rüzgarlığımı çıkaracağım duralım dedim. Aşağı inerken yol ıslaktı ve hava birden buz gibi oldu. Uğur inince durdu. Uğur’un yanından geçerken devam edelim, hava çok soğuk vazgeçtim dedim. Az sonra Uğur yetişip duralım dedim. Durduk Uğur taytının çamur olan paçalarını silmeye başladı. Boş ver dedim nasılsa yine olacak. Termometre 1 derece gösteriyordu.

Büyükçekmece sisler altındaydı.




Burada durduğumuzda ayakkabılarımın altı ıslandığından pedallar sürekli ayaklarımdan kaymaya başladı. Çok sinir bozucu bir durum. Uğura bundan sonra yanıma mağnezyum tozu alacağım dedim. Selimpaşada otoban çıkışına dönerken durup ayakkabılarımın altını kuru toprağa sürttüm. Bu etkili oldu bundan sonra ayaklarım pedallardan kaymadı.
Silivriye kadar durmadan devam ettik. Buraya kadar yol 68,5 km. Ortalama hızımız 24,1 km. Geçen sefer geldiğimde ortalama hızım 24,8 km idi.





Hava sıcaklığı 8 dereceydi ve yollar boştu.





Çok üşümüştük. Uğurun önerisi ile birer poğaça yiyip çay içtik.





Çaylarımızı içtikten sonra dışarı çıkıp fotoğraf çektik.










Dönüş için hareket ettik. Mimaroba ya geldiğimizde BP ye girip soda içtik, bisküvi yedik. Yola çıktığımızda önümüzde Mimarsinan a kadar güzel bir iniş vardı ama hava birden soğudu. Rüzgar iliklerime işledi. Hava sıcaklığı 2 dereceye düştü. Devebağırtan yokuşunu çıkıp aşağı indik ve Ambarlıya saptık. Avcılar deniz otobüsü iskelesinin ilerisindeki Mavi Sofra adlı kebapçıya girdik.
Biz birer çorba, 1,5 karışık kebap, 1 er kola söyledik. Masaya dünya kadar yiyecek geldi. Ben durumu bildiğimden Uğura 1 porsiyon kebap yeter doymazsak lahmacun yeriz demiştim ama o beni dinlemedi. Her zaman olduğu gibi yiyecekleri bitiremedik.




Yemekten sonra devam ettik. Menekşeye gelirken Uğura fotoğraf çekelim dedim.

 Kenardaki jimnastik aletleri vardı. Bisikleti görünce Uğur beni burada çek dedim.



Bu arada yanımıza gelen Romen vatandaşlar ile bir süre şakalaşıp sohbet ettik. Fotoğraflarını çekerken de çalmaya başladılar fotoğrafta seslerinin duyulmayacağını bilmelerine rağmen.
Dostlarımıza hayırlı işler dileyip yola devam ettik.
Zeytinburnunda denizin turkuaz rengini görünce durup bunu görüntüledim. Hep Ege ve Akdenizde görecek değiliz ya turkuaz rengindeki denizi.
Uğur çalan telefonunu açarak yola devam etti ama makinenin zoom undan kurtulamadı.
Burası da Fox Tv binası.
 Uğurla Narlıkapıda, Aydın Boysan ın gençliğinin geçtiği sokakta ayrıldık.


Bu günkü turumuz toplam olarak 139,7 km idi. Ortalama hızımız 21,9 km. Geçen sefer ortalama hızım 22,8 km idi. Bu seferki derece öncekinden daha kötü ancak bunda havanın soğuk ve yol kenarlarının ıslak olmasının etkisi olduğunu düşünüyorum.
Başka turlarda görüşmek üzere hoşçakalın.