Sırtçantası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sırtçantası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Haziran 2017 Cuma

İRAN TURU PLANLAMA, OTEL REZERVASYONU NASIL YAPILIR?

30.06.2017 Cuma

Yol hazırlığı:
İran'a sırt çantam ile gitmeye karar verince hemen araştırmalara başladım. Öncelikle arkadaşlarımla konuşup süreyi belirledim. Skyscanner dan 2 haftalık gidiş dönüş uçak bileti araştırmaya başladım. Gidiş tarihimizden 3 ay önce Azerbaycan hava yolları Azal havayollarından aracı bir şirket üzerinden Bakü aktarmalı İstanbul - Tahran - İstanbul gidiş dönüş bilet aldık.

23 Nisan 2016 Cumartesi

GÜRCİSTANDA DENİZ KENARINDA TATİL KOBULETİ

23 Nisan 2016 Cumartesi
Turu tamamladığımdan beri bu deneyimimi yurt dışında düşük bütçe ile tatil yapmayı düşünenlerle paylaşmayı düşünüyordum ama bu düşüncemi sürekli erteleyerek bu güne kadar geldim. Bunun 2 nedeni vardı. Birincisi fotoğrafa daha çok zaman ayırmaya başladığımdan, ikinci neden ise bu anlatıma nasıl ve nereden başlayacağımı kestirememem.

7 Ocak 2016 Perşembe

YUKARI KAVRUN

6 Ağustos 2015 Perşembe
Sabah hava soğuktu, insanın canı hiç kalkmak istemiyor. Fehmiye yardım etmek için dışarı çıktım. Fehmi de kalkmış ama soğuk olduğu için dışarı çıkmamış, çadırının içinde eşyalarını topluyordu. Güneş tepeyi aşsa hava ısınacak ama bir süre daha beklememiz gerekiyor. Fehmi eşyalarını toparlayıp dışarı çıktı. Kahvaltımızı hazırladık, bu sırada güneşte tepenin ardından çıkmaya başladı. Biz karnımızı doyururken güneş ve rüzgar Fehminin nemli çadırını kurutacak. Çadırımın biraz ilerisine gece gelip çadır kuran bir arkadaşta çadırını topluyor oysa Fehmiden ayrılırken konuşup tecrübelerimizi birbirimize aktaracağımız yeni bir dost edinebilirdim.

5 Ocak 2016 Salı

YUKARI KAVRUNDAN AYDERE YÜRÜYÜŞ ve YEŞİL YOLLA YÜZLEŞME

5 Ağustos 2015 Çarşamba
Gece soğuktu ama uyku tulumum beni soğuğa karşı bir kez daha korumayı başardı. Sabah kalkıp dışarı çıktığımda hava buz gibiydi. Güneş çoktan doğdu ama dün Büyük Deniz gölünden kavruna gelirken indiğimiz doğudaki yüksek tepe yüzünden hala yüzünü gösteremedi. Güneşin ışınları çadırımıza vurduğu zaman ısınmaya başlayacağız. Telefonu ve fotoğraf makinesinin dün geceki çekimde boşalan pilini doldurmak için çadırlarımızın hemen önündeki Şahin kafeteryaya gidip cihazları prize taktım. Fehmi sabah namazına kalktığı için benden önce uyanmıştı ama soğuk nedeniyle çadırından çıkmamıştı. Az sonra güneşi tepeyi aşması ile etraf ısınmaya başladı. Fehmi de dışarı çıktı. Kahvaltıyı hazırlamaya başladık. Oğuz, Bayram ve Mustafa ayrılırken yanlarındaki yiyecekleri bırakmışlardı. Yiyeceğimiz bol. Oğuzun bıraktığı gazlı ocakta Fehminin küçük çorba kasesine koyduğumuz suyu kaynatarak elde hazırladığımız bitki çayımız eşliğinde peynir, zeytin ve balla karnımızı doyurduk. Fehmi daha önce Ayderi görmediği için Aydere yürümeye karar verdik. 12 km lik yolu 1000 metrelik bir inişle zorlanmadan aşabileceğimizi düşünüyorum. Dönüştede yürüme teklifimi Fehmi kabul etmedi, bir yerde haklıda bir günde 24 km yürüyüş ve üstelik indiğimiz 1000 metreyi tekrar çıkmak çok kolay değil.

14 Eylül 2015 Pazartesi

TRANS KAÇKAR 7. GÜN BÜYÜK DENİZ GÖLÜ - YUKARI KAVRUN

04 Ağustos 2015 Salı
7. Gün:
Sabah kalkıp kahvaltımızı yaptık. Ardından çadırları söküp eşyalarımızı topladık. Aslında benim bu kadar acele etmeye niyetim yok ama gurupta bir an önce gitme yönünde bir arzu görüyorum. Kavruna indiğimizde en azından bu geceyi orada geçirme yönünde eğilim vardı ama kahvaltıda Mustafa arkadaşlar bir fikrim var, Kavrundan ben Rizeye gidip bir araç kiralayayım, dönüp sizi alayım ve 2 günde bütün yaylaları araçla gezelim ne dersiniz diye sordu. Bayramın dönüş uçağı 2 gün sonra Trabzondan kalkacak. Benim önümde yaklaşık 1 hafta zamanım var. Bayram kabul etti, Fehmi ile ben bu fikre sıcak bakmadık. Bu gün Kavruna indikten sonra Mustafanın Rizeye gidip araç kiralayıp dönmesi akşamı bulacak ve önümüzde sadece 1 gün kalacak. Mustafa jip türü yüksek bir aracı günlüğü 150 TL ye kiralayabileceğimizi söylüyor. 2 günlük araç kirası 300 TL, artı yakıtı yüklü bir fatura ödememe neden olacak. Buradan yola devam edeceğim için harcamalarımı minimumda tutmak zorundayım ayrıca yayladan yaylaya koşturmamızda cabası olacak. Bayram ile Mustafa gitmeye, Fehmi ile ben ise kalmaya karar verdik. Bu gün Kavrunda ayrılacağız. Eşyaları yüklenip Kavruna doğru yürümeye başladık. Patika inişte zorlamıyor, sadece mıcır olan yerlerde dikkat etmek gerekiyor.

TRANS KAÇKAR 6. GÜN BÜYÜK DENİZ GÖLÜ

03 Ağustos 2015 Pazartesi
6. Gün:
Sabah kalktığımda hava açmıştı. Güneş parıldıyordu ama sert rüzgar yüzünden güneşin sıcaklığı hissedilmiyordu.

TRANS KAÇKAR 5. GÜN DİLBERDÜZÜ - NALETLEME GEÇİDİ - BÜYÜK DENİZ GÖLÜ

02 Ağustos 2015 Pazar
5. Gün:
Sabah 06:30 da kalkıp hazırlandık. Saat 08:00 oldu ama gelen giden yok. Katırcının gelip gelmediğini görmek için tepeye çıkıp vadiye bakmaya karar verdim. Görünürde kimse yoktu ama çıplak gözle seçebilmekte zordu.

TRANS KAÇKAR 4. GÜN DİLBERDÜZÜ - DENİZ GÖLÜ

1 Ağustos 2015 Cumartesi
4. Gün:
Telefonun alarmı ile kalktım. Hazırlanıp kararlaştırdığımız gibi saat 04:00 te yola çıktık. GPS i boynuma astım. Ellerimde 2 baton, başımda da kafa lambası vardı. Batonlar yürüyüşte büyük kolaylık sağlıyor. Farkını dünde hissetmiştim. Karanlıkta tek sıra halinde yol alıyorduk. Bir süre sonra arkadan mola verelim diye istek geldi. Olduğumuz yerde durup çöktük. Henüz hava aydınlanmamıştı. Kısa bir molanın ardından yeniden yola çıktık. Kamptan yola çıkan bir başka gurubun ışıkları görünüyordu. Biraz sonra Fehmi biraz yavaş yürü kopuyoruz dedi. Yavaşladım. Buraya gelmeden zirveye çıkmayacağını söyleyen Oğuz haricinde 5 kişiyiz. Az sonra yine mola talebi geldi durdum. Bu arada arkamızdan gelen gurup bize yetişip yanımızdan geçtiler. Disiplin içinde tek sıra halinde yürüyorlardı. Bizi geçen guruba takılan Kadir yola devam etti. Biraz sonra yeni bir mola talebi geldi. Çok yavaş hareket edip sık mola veriyoruz buda yol almamızı engelliyor. Fehmi Mustafanın Denizgölünden sonra devam etmeyip döneceğini söyledi. Az sonra Kadiri yeniden yakaladık ama arkadan da yeni bir mola talebi geldi. Fehmiye tepeye ulaşınca durup bekleyeceğim deyip devam ettim. Artık gün ağarmaya başlamıştı.

TRANS KAÇKAR 3. GÜN YAYLALAR - DİLBERDÜZÜ

31 Temmuz 2015 Cuma
3. Gün:
Sabah 07:00 de yola çıkmayı planladığımızdan 06:30 da alarmla kalktık. Kahvaltıdan sonra akşamdan hazırladığımız sırt çantalarımızı alıp aşağı indik. Her zamanki gibi bu seferde işi iyice abartıp yanıma çok fazla yük almışım. Bunda bu turdan sonra Gürcistana devam edşp yaklaşık 1 ay sonra eve dönecek olmamın da etkisi var elbette. Çantam havaalanında 15 kg gelmişti. Çadırım, alt şiltesi, ilave ip, kazık gibi malzemelerle 5 kg civarında. Fotoğraf makinem, lensleri, yedek pilleri, çantası ile yaklaşık 5 kg, yanıma aldığım 2 tane 1,5 lt su ve yiyecekler 5 kg ın üzerinde. Yani nereden baksanız en az 30 kg yüküm var.

TRANS KAÇKAR 1. ve 2. GÜN ERZURUM - YUSUFELİ - YAYLALAR

6 Eylül 2015 Pazar
4 yıl önce yaptığımız bisiklet ile trans Kaçkar turunu okuyan bazı arkadaşlarım bir tur daha düzenlememi teklif edince bu sefer sırt çantası ile yapmaya karar verdim. Bu turdaki amacım yeni bir macera yaşamak, ellerim boş olacağı için güzel fotoğraflar çekmek, yüksek irtifada geceleri samanyolu ve yıldız fotoğrafları çekmek ve geçen sefer yanında kamp yapamadığımız Karadeniz gölünde bu sefer kamp yapıp Çaymakçur yerine Kavrun üzerinden transı gerçekleştirmekti.
Her zaman olduğu gibi kışın rota ve malzeme hazırlıklarına başladım. Dağ için zemine dayanıklı ayakkabıya ihtiyacım vardı. Annem hediye olarak ayakkabıyı almak istedi. Kışlık ayakkabı almak için birlikte Topkapıdaki Yeşil kundura mağazasına gittik. Ayyakkabı seçerken annem yürüyüş ayakkabılarını görüp onu da buradan alsana dedi. Satıcı Merrell marka ayakkabıyı tavsiye etti. Geçen sefer Kaçkara gitmeden önceki kışın yine Yeşil kunduradan bir yarım bot birde ayakkabı almıştım. Bot kar botu olmasına rağmen ilk giyişimde su çekti, çoraplarım ıslandı. Geri götürdüğümde çözümü çabuklaştırmak için bir daha problem yaşasa dahi değişime getirmemem kaydı ile yeni bot teklif ettiler bende aynı sorunun yeni botta yaşanmayacağını düşünerek kabul ettim. Malum İstanbulda kış fazla sert geçmiyor onun için botu pek kullanmadım. Bir yıl sonra Kars seyahatimde giydim ve aynı sorunun bu botta da olduğunu orada fark ettim. Islanan ayak parmaklarım -16 derecede az daha donacaktı. Kendimi bir lokantaya atıp kurtardım. Botu fazla yağmurlu olmayan havalarda hala giyiyorum ama özellikle sağ bot burun kısmından az bir yağmurda bile su çekiyor. Ayakkabıyı ise ilk kez Kaçkar turunda giydim. Turdan sonra vibram taban alttaki katmandan ayrıldı ve faturasını attığım için ayakkabıyı değişime gönderemedim.

12 Aralık 2014 Cuma

EVE DÖNÜŞ VE THY NİN SÜRPRİZİ

23 Temmuz 2014 Çarşamba
Almanyada sırt çantası ve otobüsle yaptığım Kassel, Hannover, Hamburg ve Berlin gezilerinin ardından yurda dönüş günüm geldi çattı. Kasselden uçağımın kalkacağı Frankfurta gitmek için Sabah 10.00 trenine bilet aldım.
Sabah kahvaltımı yaptıktan sonra eşyalarımı bisiklete yükleyip dairenin önüne çıkardım. Sevgili Ali ile sabah vedalaşmıştık. Kapıyı çekip çıktım. Anahtarı posta kutusuna attım.

1 Ağustos 2014 Cuma

YOLCULUK BAŞLIYOR

14 Haziran 2014
2 yıl önce Kaçkar da tanıştığım arkadaşımın cesaretlendirmesi sonucu bu yaz İsviçreye gitmeye karar verdim. 2 kış elime geçen üç beş kuruşla CHF (İsviçre frangı, €, $ alıp kenara koydum. Aylar öncesinden gidiş dönüş uçak biletlerimi aldım.

16 Haziran 2014 Pazartesi

VE PASSO DELLA STELVIO YOLCULUGU BAŞLADI

14 Haziran 2014 Cumartesi
2 yildir hazirlanip finansmanimi saglamak icin para biriktirdigim turun baslangic gunu nihayet geldi. Vizeyi aldiktan sonra Zurih e ucacagimiz Pegasusu arayip bisiklet rezervasyonumu yaptirdim. Gorevlinin arzu ederseniz ucretini hemen kredi kartinizla odeyebilirsiniz demesi uzerine hava alaninda bu islerle ugrasmak istemiyorum iste kart numaram ucreti tahsil edin dedim ve ben 2013 Ekim ayinda bileti alirken 100 TL olan bisiklet tasima ucretinin 2014 Mart ayinda 120 TL ye yukseltigini ogrenip icim buruk bir sekilde odedim. Ardindan donus bisiklet rezervasyonu icin THY yi aradim uzun bekleme ve gorusmelerin ardindan gorevli kaydi aldigini, aranip bilgi verilecegini soyledi. 2 gun icinde haber gelmeyince mail ile talebimi yineledim. Birkac gun sonra THY nin Almanya burosundan arayip biletime bisikletin lave edildigini ucmadan once havaalaninda 30 € odemem gerektigi bilgisi verildi.
Bisikletimin temizligini ucustan ancak 2 gun once yapabildim ve her taraf mazot koktu. Evde balkonun kapisini acamaz hale geldik. Keske daha once temizleseymisin koku iyice ucardi.
Sabah erkenden alarmi kurup kalktik, kahvaltimizi yaptik ve ne olur ne olmaz diyerek arabaya atlayip Havatas in Taksim duragina gittik. Esyalarimizi ve bisikletimi sorunsuz bir sekilde bagaja yerlestirip Sabiha Gokcen Havalimanina ulastik. Guvenlik kontrolunden gecip binis kartlarimizi almak icin check in bankosuna gittik. Guler yuzlu bir gorevli bizim islemleri yapmaya basladi. Gorevliye pasaportlari uzattim. Alip inceledikten sonra oturum izniniz veya ID cartiniz var mi dedi- Kendi kendime hoppala buda nereden cikti diye dusunup vizenin yaninda onlar da mi isteniyor diye sordum. Vizeniz yok onun icin ucabilmak icin bunlardan birisi lazim dedi.Vizemiz var hem de 3 ay icinde kullanilmak kaydi ile 45 gunluk ustelik cok girisli diye gorevliyi yanitladim. Vize nerede deyince de vizenin oldugu sayfayi acip gosterdim. Ozur dileyip islemlerimize devam etmeye basladi. Aslinda kabahat konsolosluk gorevlilerinde belli bir sayfadan baslayarak vizeyi yapistirmadiklarindan bulmak zor oluyor.
Gorevli onundeki ekrana bakip sizin bisiklet tasima talebiniz varmis bisikleti getirdiniz mi diye sordu, iste bu cantanin icinde dedim. 120 TL odeyeceksiniz deyince ben hava alaninda bu islerle ugrasmamak icin ucreti cagri merkezindeki gorevliye odedim dedim kadin odenmedigi gorunuyor sadece rezervasyon var dedi. Nasil olur bana gelen extrede odedigim gorunuyordu bilseydim yanimda getirirdim deyince gorevli telefonla bir yeri aradi durumu izah etti. Gorusme sonunda bizde odenmedigi gorunuyor deyince arkamda biriken kalabaliktan rahatsiz olup peki o zaman odeyeyim ama dondugumde 2 extrede iki ayri tahsilat gorursem muracaat eder birini geri isterim dedim. Kadin elimde bir odeme belgesi olmasi icin beni ilerideki bir baska yere gonderdi. Kendisi de tahsilat yapabiliyormus ama belge veremiyormus.
Odeme noktasina gidip siranin bana gelmesini beklemeye basladim. Uzun bekleyisin ardindan onumde hala 2 kisi varken bizim gorevli kosarak geldi ve ozur dilerim siz odeme yapmissiniz gelin dedi. Gorevli yanlislikla esimin bilet provizyon numarasina baktigi icin hata yaptigini soyledi. Odeme benim biletimde gorunuyormus ama ben de esimin bilet numarasi ile baktiginda benim ucacagimi bisikletimi nasil gordu hala anlamis degilim. Esime gidis donus, bana ise sadece gidis bileti aldigimdan elimizde 2 ayri bilet vardi.
Gorevli bagaj fislerini yapistirdigi bir binis kartini esime verdi. Pasaport kontrulunden gececegimiz sirada esime binis karti nerede diye sordum sana verdim dedi. Baktim bendeki katta benim adim yaziyor esiminki yok. Ben kontrolden gecerken o binis kartini almak icin geri dondu. Daha sonra elindeki karti sallayarak kontrol noktasina geldi.
3 saatlik ucus rahat gecti birde surekli aglayan cocuklar olmasa daha iyi olacakti.
Isvicreye girerken gorevli Ispanya vizemize bakip neden buradan giriyorsunuz diye sordu, Zurihte bir kac gun kalip Barcelonaya ucacagiz dedim. Giris damgasini vurup iyi yolculuklar dedi. Boylede cevreden yapilan geri gonderirler, giremezsiniz telkinleri de bosa cikmis oldu.
 Esyalarimizi tasimak icin Sabiha Gokcende yuk arabasina 3 TL odemistik. Burada esyalari almak icin bant a giderken bir yandan da nereden bozuk para bulup arabayi alacagim diye dusunuyordum ama arabalarin yanina gittigimde ucretsiz oldugunu gorunce ulkemde yap islet devret modelinin her seyden para kazanmak uzerine kuruldugunu bir kez daha anladim.
Bagajlari beklerken 3 cantam ve bisikletim cabucak geldi. Esimin valizine benzer bir valiz de geldi, banttan aldim ama esim bu bizim degil deyince geri koydum. Biraz sonra ayni valiz yine geldi. Yine aldi esim bu bizim degil bizimkinin fermuari farkliydi deyince yeniden biraktim. Ayni valiz 3. defa onumuze geldiginde bantta bu valizden baska valiz kalmamisti. Esim hala bu valiz bizim degil diyordu. Acalim bakalim bizim degilse gorevlilere bildirip yardim isteriz dedim ve valizi aralayinca esyalardan bize ait oldugunu anladik.
Kapidan cikarken gorevli bisiklet cantasini gorup once kontrole cagirdi sonra Isvicre vatandasi olmadigimi anlayip devam et dedi.
Kapidan ciktigimizda ev sahibemiz Ute bizi bekliyordu. Evi Konstanz golu yakininda bir koyde. Sabah kalktigimdizda yatak odamizin camindan evin arkasinda otlayan geyikler gorunuyordu. Geyikler hakkinda epey bilgi sahibi oldum. Ornegin her bahar erkek geyiklerin boynuzlari dusup yerine yenileri cikarmis. Disi geyiklerin boynuzlari olmadigini soylememe gerek yok umarim.
Her yer cok temiz ve yemyesil. Bizim cevrecinin daniskasi olan yoneticilerimizin buradan feyz alabilecekleri cok sey var. Umumi tuvaletler ucretsiz ve tertemiz.Her meydanda en az bir tane cesme var ve hepsinin suyu icilebiliyor. Evlerdeki sular da icilebiliyor.
Yurt disindan almak istedigim Sony Alpha A6000 fotograf makinesi icin geldigimiz gun Almanya tarafindaki Mediamarket a gittik ama kredi karti ile alisveris yapilamadigindan alamadik. Yurt disina cikmadan parayi yanimda tasimamak icin kredi kartima dolar olarak yatirmistim. St Galen de ayni makineyi kredi kartimla ustelik yaklasik 20 € daha ucuza aldim. Isvicre pahali bir ulke ama elektronikte durum degisiyor. Burada vergi orani yuzde 8 oldugundan cihazin ciplak fiyati zaten ucuz, vergi iadesini cikarinca fiyat yine Almanyadan ucuza geldi. Isterseniz ulkemizle veya diger ulkelerle bir kiyaslama yapabilmeniz icin size Samsung Galaxy Note 3 fiyati da vereyim. Cihazin buradaki fiyati 499 CHF ve bu fiyata vergi dahil.
2 hafta kadar bisikletsiz olarak esimle gezip tatil yapacagiz, ardindan sevgili Irfan ve Niyazi beyin katilimi ile Delstelvio maceramiz baslayacak.