18 Ocak 2014
Kış gelince her zaman olduğu gibi bu yıl da bisikletten elimi eteğimi çektim. Nedenini bilmiyorum ama şehir içinde bisiklete binmek hiç ilgimi çekmiyor. Bu arada fotoğrafa daha çok zaman ayırmaya başladım ve bu konuda kendimi geliştirmeye çalışıyorum. Geçen yıl olduğu gibi bu yıl da spor salonunda çalışmalarımı sürdürüp sol ayağımdaki arka çapraz bağ yırtığını güçlendirmeye çalışıyorum. 2 ayda gözle görülür bir ilerleme var, ağrılarım azaldı. Geçen yıl da sağ arka çapraz bağlarımda yırtık vardı şu anda hiç bir şikayetim yok. Bu sakatlığımın da bahara kadar tamamen geçeceğini umuyorum. İstanbulda bisiklete binmiyorum ama yürümeyi seviyorum ve fırsat buldukça fotoğraf makinemi alıp uzun yürüyüşler yapıyorum.
Düz Yazı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Düz Yazı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
18 Ocak 2015 Pazar
BİSİKLET ve GPS
Etiketler:
Açık kaynaklı harita hazırlama
,
Dakota 20
,
Deneme Yazıları
,
Düz Yazı
,
Garmin
,
GPS
,
Open Street Map
28 Nisan 2013 Pazar
12 Nisan 2013 Cuma
TANDEM PEDALLARIN GÜCÜ İLE DÜNYA SERÜVENİ
12 Nisan 2013 Cuma
Basit bir Avrupa turu olarak başlayan düşünce tandem ile dünya turuna dönüştü. Laura Hegarty ve arkadaşı Ashley Weyman-Jones bir macera yaşamak istediler. Çift üniversiteyi bitirdikten sonra Avrupa'ya doğrudan bir seyahatin eğlenceli olacağını düşündüler.
![]() |
| Kimden 22 Temmuz 2012 Batumi - Hopa |
9 Eylül 2011 Cuma
KAÇKAR'IN ARDINDAN
Sevgili dostlar,
Nihayet uzun bir aradan sonra bir hayalimi daha gerçekleştirdim. Hazırladığım programa uygun olarak turumuzu gerçekleştirdik. Tur çok mu zordu derseniz. Zorluk görecelidir ve bizlere göre gerçekten çok zordu ama asla bizi pes ettiremedi.
Bu turda pek çok yeri ilk kez gördük, pek çok yeni insanla tanışıp dostluklar kurduk. Bazen çok komik durumlara düştük, bazense güleriz ağlanacak halimize durumları ortaya çıktı. İnsanlarda hayret uyandırıp ilgi ve saygı gördük. Şimdiye kadar eğlenmediğimiz kadar eğlendik. Gelmekten vazgeçen arkadaşlarımız hiç üzülmesinler. Onlarında kulaklarını çınlatmayı ihmal etmedik ve aldıkları kararın gerek onlar için gerekse bizim için en iyisi olduğuna karar verdik.
Trans Kaçkar sunumunda bol fotoğraf ve video kullanacağım. Bundaki amacım biz şöyle tırmanırız, böyle atlarız, şöyle hoplarız, en büyük ve en güçlü biziz demek değildir. Bu tura hazırlanırken çok araştırma yaptım ve maalesef anlatımın bol ama fotoğrafın ise az olduğunu gördüm. Bu yazı dizisini bol görselli bir belgesel ve rehber kaynak olarak hazırlamak,. daha sonra ister bisiklet ile isterse sırt çantalarını alıp gitmek isteyenlere yardımcı olmak istiyorum.
Bu tur sonunda nacizane önerim bu işten keyif almak istiyorsanız sırt çantanızla yola çıkmanız yolundadır. Bisikletle Trans Kaçkar fanteziden öteye bir şey ifade etmiyor. Eğer mutlaka geçeceğim diyorsanız da bizim gibi 20-25 kg yükle değil, bir sırt çantası işle bu işe kalkışın. Birde Karadenize özelliklede Kaçkara gidiyorsanız mutlaka telefon hattınız Turkcell olsun.
Yolda bizlerle tanışıp güler yüzlerini, selamlarını, ikramlarını eksik etmeyen, telefonla arayıp soran, arayıp ulaşamayan tüm dostlarımıza, bizi havaalanına kadar götüren sevgili Erdal'a, çektiği videoları paylaşarak fikir sahibi olmamda yardımcı olan Avni İnceler'e, yazdığı ayrıntılı The Kaçkar kitabı ile turu şekillendirmeme ve planlamama yardımcı olan Kate Clow'a, yüksek irtifada ve zor şartlarda adrenalinleri tavan yaptığında bile önceden yaptığım o anda tartışmayın önerisine uyup h,çbir sorun çıkarmadan güle oynaya bu turu sağ salim bitirmemizi sağlayan değerli yol arkadaşlarım sevgili Uğur'a ile sevgili Erhan'a, durumumuz hakkında ulaşabildiği her yerde durumumuzu sorup öğrenen ulaşamadığı yerlerde ise benim kendisini arayıp durumumuz hakkında verdiğim bilgileri sizlerle paylaşıp adeta basın sözcümüz gibi çalışan sevgili dostum Emin Oğuz'a ve bu turu ilgi gösterip izleyen herkese çok teşekkür ederim. Arkadaşlarımın böylesine zor bir turda gösterdiği sağ duyu ve uyumun düz yolda çıktıkları turun daha ilk gününde sudan sebeplerle maraza çıkarıp birbirlerinden ayrılan turculara örnek olmasını dilerim.
Artık bu ilginç turu sizlere gün, gün izletmeye başlayabilirim.
Etiketler:
Bisiklet
,
Dağ Tırmanışları
,
Doğu Karadeniz
,
Düz Yazı
,
Kaçkar
,
Yurt İçi Turlar
4 Ağustos 2011 Perşembe
KAÇKAR'A DOĞRU
31 Temmuz 2011 Pazar
Geçen yıl yaptığımız Uludağ turunun ardından bisikletlerimizle zirveye neden çıkmayalım dedik ve zirveye az bir yol kala bisikletlerimizi bırakarak zirveye çıktık. Dinçer ise bisikleti ile zirveye çıktı. Dönüşte ise dağı aşarak Kestele inip Bursaya ulaştık.
İşte o turdan sonra bu turu neden Kaçkarda yapmayalım diye bir fikir doğdu bende. O günden sonrada bu turun yapılabilirliğini araştırmaya başladım. Önce bisiklet camiasında bu turu yapanlara sordum, rotalarını araştırdım. Bu konuda iki farklı tura ulaştım. Birincisi Gürsel Bey tarafından yapılan Kuzeyden Yukarı Kavrun, Kavrun Geçidi, üzerinden yapılan ama ulaşılan yer hakkında fazla bir bilgiye ulaşamadığım turdu. İkincisi ise bir gurup Ankaralı arkadaşımızın yaptığı turdu.
Ankaralı arkadaşlardan birisi GPA dan tanıdığım İsmaildi. O 3 kişilik gurup Güneyden Kuzeye geçmişlerdi. Rotaları İspir, Sırakonaklar, Davalı Yaylası, Kavrun Geçidi, Öküz Çayırı, Yukarı Kavrun, Ayderdi. İsmail Yolun büyük kısmında bisikletlerini ittiklerini, Kavrun Geçidini geçerken yükleri ve bisikletlerini 3 seferde geçirdiklerini söyledi. Bu bilgiler ışığında bu işin yapılabileceğine kanaat getirdim.
Geçen yıl yaptığımız Uludağ turunun ardından bisikletlerimizle zirveye neden çıkmayalım dedik ve zirveye az bir yol kala bisikletlerimizi bırakarak zirveye çıktık. Dinçer ise bisikleti ile zirveye çıktı. Dönüşte ise dağı aşarak Kestele inip Bursaya ulaştık.
İşte o turdan sonra bu turu neden Kaçkarda yapmayalım diye bir fikir doğdu bende. O günden sonrada bu turun yapılabilirliğini araştırmaya başladım. Önce bisiklet camiasında bu turu yapanlara sordum, rotalarını araştırdım. Bu konuda iki farklı tura ulaştım. Birincisi Gürsel Bey tarafından yapılan Kuzeyden Yukarı Kavrun, Kavrun Geçidi, üzerinden yapılan ama ulaşılan yer hakkında fazla bir bilgiye ulaşamadığım turdu. İkincisi ise bir gurup Ankaralı arkadaşımızın yaptığı turdu.
Ankaralı arkadaşlardan birisi GPA dan tanıdığım İsmaildi. O 3 kişilik gurup Güneyden Kuzeye geçmişlerdi. Rotaları İspir, Sırakonaklar, Davalı Yaylası, Kavrun Geçidi, Öküz Çayırı, Yukarı Kavrun, Ayderdi. İsmail Yolun büyük kısmında bisikletlerini ittiklerini, Kavrun Geçidini geçerken yükleri ve bisikletlerini 3 seferde geçirdiklerini söyledi. Bu bilgiler ışığında bu işin yapılabileceğine kanaat getirdim.
Etiketler:
Bisiklet
,
Dağ Tırmanışları
,
Doğu Karadeniz
,
Düz Yazı
,
Kaçkar
,
Yurt İçi Turlar
14 Ocak 2011 Cuma
AKYAKA
27 Kasım 2010 Cumartesi
Hani ilk görüşte
aşk vardır ya benim Akyaka sevdam da araba ile Akyaka’ya inerken gördüğüm bu
güzellik ile başladı.
13 Ocak 2011 Perşembe
YARIM AĞAÇ
19 Nisan 2010 Pazartesi
Dün sabah son haftalarda her Pazar olduğu gibi gurup arkadaşlarımla bisiklet gezisine katılmak için yola çıktım. Turlar ya bu yakada yada karşı yakada oluyor ve karşıda olursa Eminönü veya Kabataştan gemiye biniyorum. Bu yakadaysada Eminönü veya Beşiktaşta buluşuyoruz.
Bu seferki gezimiz Belgrat Ormanınaydı ve buluşma yerimiz Beşiktaştı. Ben bu turlara giderken hep sahil yolunu kullanıyorum. Sahile çıkmak için Yedikule İstasyon Caddesi boyunca ilerleyip tren yolunun altından geçip Narlıkapı Caddesinden geçerek Samatya sahiline ulaşıyorum. Yine aynı yolu kullanarak Narlıkapı Cadedsinde ilerliyordum. Hani şu Aydın Boysan’ın doğup büyümekle öğündüğü Narlıkapı. Burası çok şirin bir yerdir ve yaşamım boyunca hep çok param olup buradan bir ev alacağımı hayal ettim. Hala da ediyorum. Caddenin sağ tarafında yıkık dökük İstanbul surları, onun önünde ise sahil yolu ve deniz var. Solda ise evler var. Genellikle bahçeli eski evler. Bazıları yanmış, bazıları yıkılmış. Ama bazıları hala zamana karşı koyup ayakta kalmaya çalışıyorlar veya satın alan yeni sahipleri tarafından onarıldılar. Bu evlerin manzarası gündüz ayrı güzel gece ise ayrı güzeldir. Evler denize bakarlar. Gece olup Samatya, Zeytinburnu açıklarına demirleyen gemiler ışıklarını yakınca pırlanta tanelerden yapılmış kolye gibi parıldayarak göz kamaştırırlar. Eskiden bu surların dibi kumsalmış. İnsanlar bu surlardaki kapıdan denize inerlermiş. Balıkçılar sabah buradan sahile inip kayıkları ile denize açılır, akşam eşleri, çocuklar, sevgilileri o sahilde onların balıktan dönüşünü beklerlermiş. Benim çocukluğumda da burası doldurulup yol yapılmıştı ama bu kadar geniş bir alan değildi. O zaman balıkçılar kayaların üzerine yaptıkları çekeklerden kayıklarını denize salar, gelincede tekrar çekeğe çekerlerdi. Haziran ayı geldiğinde sahil boyunca kat kat çamaşır ipi gibi ipler gerilir ve bu iplere kuyruklarından bağlanmış uskumru balıkları güneşte kurutularak çiroz yapılırdı. Şimdiki çocuklar çirozu bilmez.Nereden bilsinler ki, biz bile adını olmasada tadını unuttuk.
SEVGİLİM SENİ ÇOK ÖZLEMİŞİM
01 Mart 2010 Pazartesi
Dün bir şey yaptım ve sevgilimle buluştuk, üstelik tam 35 yıl sonra. Bunu alenen evdeki herkese söyledim açık yüreklilikle. Çok özlemiştim onu ve hiçbir şey umurumda değildi. Bu sefer kesin kararlıydım, asla yolumdan dönmeyecektim.
Hafta ortası karar verdim buluşmaya. Kaç haftadır hava soğuk, yağmurlu, kar yağıyor diye çeşitli bahanelerle atlatıyordum kendisini. İnternetten bir gurubun Pazar günü sevgilileri ile Burgaz adasına gideceklerini öğrendiğimde hava raporlarına baktım. Hafta sonu hava açıktı. Tamam dedim bizde geliyoruz. Hafta sonuna doğru raporlar değişti, yağmur ve soğuk hava bilgileri geldi ama artık söz ağzımdan çıkmıştı. Geriye dönemezdim. Cumartesi günü gidip uzun araştırmalardan sonra görüp beğendiğim hafif yağmurluğu satın aldım.
Dün bir şey yaptım ve sevgilimle buluştuk, üstelik tam 35 yıl sonra. Bunu alenen evdeki herkese söyledim açık yüreklilikle. Çok özlemiştim onu ve hiçbir şey umurumda değildi. Bu sefer kesin kararlıydım, asla yolumdan dönmeyecektim.
Hafta ortası karar verdim buluşmaya. Kaç haftadır hava soğuk, yağmurlu, kar yağıyor diye çeşitli bahanelerle atlatıyordum kendisini. İnternetten bir gurubun Pazar günü sevgilileri ile Burgaz adasına gideceklerini öğrendiğimde hava raporlarına baktım. Hafta sonu hava açıktı. Tamam dedim bizde geliyoruz. Hafta sonuna doğru raporlar değişti, yağmur ve soğuk hava bilgileri geldi ama artık söz ağzımdan çıkmıştı. Geriye dönemezdim. Cumartesi günü gidip uzun araştırmalardan sonra görüp beğendiğim hafif yağmurluğu satın aldım.
Kaydol:
Kayıtlar
(
Atom
)

