14 Ocak 2011 Cuma

8. GÜN OLYMPOS-ÇIRALI-YANARTAŞ


05 Aralık 2010 Pazar
Olimposa dün gece hava karardıktan sonra geldiğimizden bu gün Olimposta kalıp hem çevreyi gezeceğiz hem de denize gireceğiz. Sabah geç kalkacaktık güya ama yine kurulmuş saat gibi erkenden kalktık. Kaldığımız yerin güzelliği daha iyi görünüyordu gün ışığında.
Gece çok soğuktu klima gürültü yapıyor diye çalıştırmadık. Yandaki evin klimasının gürültüsünden de doğru dürüst uyuyamadık. Çokta üşüdük. Güneş havayı yeni, yeni ısıtıyordu. 
Ağaçlardaki limon ve portakalları koparıp yemek serbest. Ben daldan koparıp 2 portakal yedim. Sonrasında yerde kırılmış duran dalın üzerindeki portakalları yemek için topladım.

Olimpos ilk kez Kadir in ağaç evleri ile ünlenmiş. Şu anda etrafta perçok işletme var. Biz burada 30 TL ye kalırken Kadir in ağaç evlerinde kalmak 45 TL. Kahvaltıdan sonra Mert e hem denize girelim hem de Yanartas a gidelim dedim. Kabul etti. Önce yürüyerek gitmek istedim. İşletmenin sahibi Turgut Bey bisikletleriniz ile gidin, sahilden Çıralıya kadar 1 km bisikletlerinizi itersiniz Çıralıdan sonra 6 km binersiniz sonrasında tepeye 1 km tırmanacaksınız oraya bisiklet çıkmayacağı için bisikletleri kilitleyip devam edersiniz dedi. 6 km yürümenin bize fazladan 2 saat kaybettireceğini düşünüp bisiklet ile gitmeye karar verdik. Denize gitmek için aynı Patara da olduğu gibi Olimpos antik kentinden geçmek gerekiyor. Geçiş ücreti daha doğrusu bu kente giriş ücreti 3 TL birkaç gün kalacaklar 5 TL ye haftalık geçiş kartı alabiliyorlar veya müze kart alıp her gördüğünüz ören yerine girebilirsiniz. Çare yok parayı verip girdik. Mayolu, elinde palet, şnorkel, gözlük, hatta can simidi, deniz makarnası olan insanlardan müze giriş ücreti alınması çok komik.
Bende antik kent gezecek hal var mı?
Denize doğru giderken ören alanından birkaç fotoğraf.

Sahile çıkarken bir adam sahil tarafından gelenlere bilet kesiyordu. Dönüşte de para verecek miyiz diye sordum. Biletini gösterip geçebilirsin dedi. İyi ki aramızda bu konuşma geçmiş. Ben biletimi fotoğraf çekerken düşürmüşüm dönüşte bu sorumu görevliye hatırlatıp para vermeden geçtim.
 Karşısı Çıralı.
 Sahilde bizi bu halde görenler ilgi ile bakıyorlar.









Çıralıdan çıkıp asfalt yoldan devam ettikten sonra sağa toprak yola saptık.

Yanartaşa geldiğimizde bisiklet kilidimin yanımda olmadığını fark ettim. Önce benim girmemi Mert in bisikletleri beklemesini, sonrasında Mert in girmesini kararlaştırdık. Giriş ücreti 3,5 TL. Burada müze kart geçmiyor.
Karşıdaki tepeye doğru tırmanacağım.
Bu dik yolda özellikle yaşlılar ve kilolular bu yolda çok zorlanıyorlar. Ben çıkarken bir adam kollarına girenlerin desteği ile inmeye çalışıyordu. Dönüşte aynı adamı yol kenarına oturmuş kendine gelmeye çalışırken gördüm.

Yanartaştayım.




Ben aşağı inince Mert çıkmaktan vaz geçti. Tam yola çıkıyorduk ki Mert senin Hollandalı buraya gelmiş dedi. Cinoyla yeniden karşılaştık. Sabah Finike den yola çıkıp gelmiş. Bizimle kalmasını veya Çıralıda çadırda kalabileceğini söyledik ama kabul etmedi. Antalya ya doğru devam edecekmiş. Vedalaşıp ayrıldık.
Şimdi deniz zamanı.

 Olimposa dönüp bisikletle dolaşıp geç öğle yemeği de yedikten sonra kaldığımız yere geldik.
 Yemekten önce Mert günün yorgunluğu ile kısa bir süre kestirdi. Akşam yemeği ve sıcak soba başında kestane yiyip Tv izledikten sonra yattık. Yarın Antalya ya gezinin son etabını yapacağız.