31 Ağustos 2011 Çarşamba
Gece boyunca aralıklı olarak uyudum. Kafamda bir sürü soru işareti var. Akşamüstü başlayan bulutlanma yarınki çıkışımızı etkiler mi? Acaba dolu veya yağmur nedeniyle zirveye çıkmak için burada birkaç gün beklemek zorunda kalır mıyız? Bu düşünceler kafamı kurcalıyor. Ya hava puslu veya sisli olupta zirveye çıkmamıza rağmen bir şey göremeden dönmek zorunda kalırsak.
Bu düşüncelerin yarattığı rahatsızlıktan olsa gerek sık, sık uyandım. Bir ara çadırın sallanması ile uyandığımda dışarıda şiddetli rüzgar olduğunu fark ettim. Şiddetli rüzgarda, yağışta ve siste yola çıkmayın diye uyarılar okumuştum tamam dedim bu iş bu gün olmayacak. Çokta üşüyorum uyku tulumumun içinde. Hepsi bir araya gelince konsantrasyonum kayboldu. Nasılsa gidilmez yat uyu duygusu ağır basmaya başladı.
Bir süre sonra dışarıdan gelen gürültülerle yeniden uyandım. Uykudan kalkanlar vardı. Bir süre aldırmadan yatmayı denedim. Selman kaldırmazsa yatar uyurum dedim kendi kendime. Gürültü devam edince dışarıdakilerin gitme konusunda istekli olduklarını anladım ve kalkıp çadırımın kapısını araladım. Dışarısı tahminimden sıcak geldi bana.
Kamp fazla kalabalık değildi zaten. Selmanlar üç kişi, İsrailliler iki kişi, biz üç kişi, rehberler iki kişi ve sabah Şenyuva pansiyonda karşılaştığımız aile üç kişi olmak üzere toplam on üç kişiydik. Selmanlarda hareketlilik vardı. Saat 03:20 yi gösteriyordu. Başımı gökyüzüne kaldırdığımda pırıl, pırıl gökyüzü ile karşılaştım.
Çocukluğumdan beri yıldızları bu kadar parlak görmemiştim. Kuzey yıldızı bir başka parlıyor burada. Küçükayı, büyük ayı yıldızları küçüklü büyüklü pek çok yıldız çapkınca göz kırpıyorlardı bana. Bende onları selamladım merhaba diyerek. Samanyolu adeta bir ışık bulutu gibiydi gökyüzünde.
13 Eylül 2011 Salı
12 Eylül 2011 Pazartesi
TRANS KAÇKAR 4. GÜN YAYLALAR - DİLBERDÜZÜ
30 Ağustos 2011 Salı
Rahat bir uykunun ardından sabah uyandık. Bu gün bayram ve ben bisiklete merak sardığımdan beri son üç bayramı evimden uzakta geçiriyorum.
Etiketler:
Bisiklet
,
Dağ Tırmanışları
,
Doğu Karadeniz
,
Kaçkar
,
Yurt İçi Turlar
11 Eylül 2011 Pazar
TRANS KAÇKAR 3. GÜN YUSUFELİ - YAYLALAR
29 Ağustos 2011 Pazartesi Sabah 05:30 gibi uyanıp 05:45 te çadırdan dışarı çıktım. Gece yağan çiğ nedeniyle çadır ıslanmış. Uğur, Erhan ve karşımızda çadır kuran İsviçreli aile henüz uyuyorlar. Aslında Yusufeli uyuyor. Etraf sakin, sessiz.
Etiketler:
Bisiklet
,
Dağ Tırmanışları
,
Doğu Karadeniz
,
Kaçkar
,
Yurt İçi Turlar
10 Eylül 2011 Cumartesi
TRANS KAÇKAR 2. GÜN ERZURUM - YUSUFELİ
28 Ağustos 2011 Pazar Sabah kalkmak için saatimi 05:00 e kurmuştum. Uğurun tıkırtısı ile uyanıp saatime baktım 05:20 idi. Uğur’un dediğine göre saatim çalmış ama ben duymamışım, sivrisinek vızıltısından az ses çıkarıp bir iki tıngırdadıktan sonra pes edip duran alarm sesiyle uyanmam mümkün değildi zaten. Kalkıp yüzümü yıkayıp giyindim. Eşyalarım zaten bisiklete bağlıydı. Erhan’ın oda kapısını tıklattım ses gelmedi. Açtım oda boştu. Açık pencereden giren hafif esinti tülü içeri doğru dalgalandırıyordu. Lobiye indiğimde Erhan’ın hazır olduğunu gördüm. Bir takım insanlar kanepelerin üzerinde uyuyorlardı. Böyleleri için bizim orada ayakta uyuyup otel parası veriyor denir. Uyuyanlardan birisi uyandı, gececi resepsiyon görevlisiymiş. Bisikletlerimizi dışarı çıkarıp kendisinden fotoğrafımızı çekmesini rica ettik. Hava soğuktu.
Etiketler:
Bisiklet
,
Dağ Tırmanışları
,
Doğu Karadeniz
,
Kaçkar
,
Yurt İçi Turlar
9 Eylül 2011 Cuma
TRANS KAÇKAR 1. GÜN İSTANBUL - ERZURUM
27 Ağustos 2011 Cumartesi
Bisiklet ile Trans Kaçkar turuna başlamak için nihayet uzun zamandır beklediğimiz gün geldi. Bu turun programını hazırlarken öncelikle bu konudaki en kapsamlı eser olan The Kaçkardan yararlandım. Dünya doğaseverlerine böylesine önemli bir eseri hediye ettiği için Bayan Kate Clow’a teşekkür ederim.
Bisiklet ile Trans Kaçkar turuna başlamak için nihayet uzun zamandır beklediğimiz gün geldi. Bu turun programını hazırlarken öncelikle bu konudaki en kapsamlı eser olan The Kaçkardan yararlandım. Dünya doğaseverlerine böylesine önemli bir eseri hediye ettiği için Bayan Kate Clow’a teşekkür ederim.
Etiketler:
Bisiklet
,
Dağ Tırmanışları
,
Doğu Anadolu
,
Kaçkar
,
Yurt İçi Turlar
KAÇKAR'IN ARDINDAN
Sevgili dostlar,
Nihayet uzun bir aradan sonra bir hayalimi daha gerçekleştirdim. Hazırladığım programa uygun olarak turumuzu gerçekleştirdik. Tur çok mu zordu derseniz. Zorluk görecelidir ve bizlere göre gerçekten çok zordu ama asla bizi pes ettiremedi.
Bu turda pek çok yeri ilk kez gördük, pek çok yeni insanla tanışıp dostluklar kurduk. Bazen çok komik durumlara düştük, bazense güleriz ağlanacak halimize durumları ortaya çıktı. İnsanlarda hayret uyandırıp ilgi ve saygı gördük. Şimdiye kadar eğlenmediğimiz kadar eğlendik. Gelmekten vazgeçen arkadaşlarımız hiç üzülmesinler. Onlarında kulaklarını çınlatmayı ihmal etmedik ve aldıkları kararın gerek onlar için gerekse bizim için en iyisi olduğuna karar verdik.
Trans Kaçkar sunumunda bol fotoğraf ve video kullanacağım. Bundaki amacım biz şöyle tırmanırız, böyle atlarız, şöyle hoplarız, en büyük ve en güçlü biziz demek değildir. Bu tura hazırlanırken çok araştırma yaptım ve maalesef anlatımın bol ama fotoğrafın ise az olduğunu gördüm. Bu yazı dizisini bol görselli bir belgesel ve rehber kaynak olarak hazırlamak,. daha sonra ister bisiklet ile isterse sırt çantalarını alıp gitmek isteyenlere yardımcı olmak istiyorum.
Bu tur sonunda nacizane önerim bu işten keyif almak istiyorsanız sırt çantanızla yola çıkmanız yolundadır. Bisikletle Trans Kaçkar fanteziden öteye bir şey ifade etmiyor. Eğer mutlaka geçeceğim diyorsanız da bizim gibi 20-25 kg yükle değil, bir sırt çantası işle bu işe kalkışın. Birde Karadenize özelliklede Kaçkara gidiyorsanız mutlaka telefon hattınız Turkcell olsun.
Yolda bizlerle tanışıp güler yüzlerini, selamlarını, ikramlarını eksik etmeyen, telefonla arayıp soran, arayıp ulaşamayan tüm dostlarımıza, bizi havaalanına kadar götüren sevgili Erdal'a, çektiği videoları paylaşarak fikir sahibi olmamda yardımcı olan Avni İnceler'e, yazdığı ayrıntılı The Kaçkar kitabı ile turu şekillendirmeme ve planlamama yardımcı olan Kate Clow'a, yüksek irtifada ve zor şartlarda adrenalinleri tavan yaptığında bile önceden yaptığım o anda tartışmayın önerisine uyup h,çbir sorun çıkarmadan güle oynaya bu turu sağ salim bitirmemizi sağlayan değerli yol arkadaşlarım sevgili Uğur'a ile sevgili Erhan'a, durumumuz hakkında ulaşabildiği her yerde durumumuzu sorup öğrenen ulaşamadığı yerlerde ise benim kendisini arayıp durumumuz hakkında verdiğim bilgileri sizlerle paylaşıp adeta basın sözcümüz gibi çalışan sevgili dostum Emin Oğuz'a ve bu turu ilgi gösterip izleyen herkese çok teşekkür ederim. Arkadaşlarımın böylesine zor bir turda gösterdiği sağ duyu ve uyumun düz yolda çıktıkları turun daha ilk gününde sudan sebeplerle maraza çıkarıp birbirlerinden ayrılan turculara örnek olmasını dilerim.
Artık bu ilginç turu sizlere gün, gün izletmeye başlayabilirim.
Etiketler:
Bisiklet
,
Dağ Tırmanışları
,
Doğu Karadeniz
,
Düz Yazı
,
Kaçkar
,
Yurt İçi Turlar
4 Ağustos 2011 Perşembe
KAÇKAR'A DOĞRU
31 Temmuz 2011 Pazar
Geçen yıl yaptığımız Uludağ turunun ardından bisikletlerimizle zirveye neden çıkmayalım dedik ve zirveye az bir yol kala bisikletlerimizi bırakarak zirveye çıktık. Dinçer ise bisikleti ile zirveye çıktı. Dönüşte ise dağı aşarak Kestele inip Bursaya ulaştık.
İşte o turdan sonra bu turu neden Kaçkarda yapmayalım diye bir fikir doğdu bende. O günden sonrada bu turun yapılabilirliğini araştırmaya başladım. Önce bisiklet camiasında bu turu yapanlara sordum, rotalarını araştırdım. Bu konuda iki farklı tura ulaştım. Birincisi Gürsel Bey tarafından yapılan Kuzeyden Yukarı Kavrun, Kavrun Geçidi, üzerinden yapılan ama ulaşılan yer hakkında fazla bir bilgiye ulaşamadığım turdu. İkincisi ise bir gurup Ankaralı arkadaşımızın yaptığı turdu.
Ankaralı arkadaşlardan birisi GPA dan tanıdığım İsmaildi. O 3 kişilik gurup Güneyden Kuzeye geçmişlerdi. Rotaları İspir, Sırakonaklar, Davalı Yaylası, Kavrun Geçidi, Öküz Çayırı, Yukarı Kavrun, Ayderdi. İsmail Yolun büyük kısmında bisikletlerini ittiklerini, Kavrun Geçidini geçerken yükleri ve bisikletlerini 3 seferde geçirdiklerini söyledi. Bu bilgiler ışığında bu işin yapılabileceğine kanaat getirdim.
Geçen yıl yaptığımız Uludağ turunun ardından bisikletlerimizle zirveye neden çıkmayalım dedik ve zirveye az bir yol kala bisikletlerimizi bırakarak zirveye çıktık. Dinçer ise bisikleti ile zirveye çıktı. Dönüşte ise dağı aşarak Kestele inip Bursaya ulaştık.
İşte o turdan sonra bu turu neden Kaçkarda yapmayalım diye bir fikir doğdu bende. O günden sonrada bu turun yapılabilirliğini araştırmaya başladım. Önce bisiklet camiasında bu turu yapanlara sordum, rotalarını araştırdım. Bu konuda iki farklı tura ulaştım. Birincisi Gürsel Bey tarafından yapılan Kuzeyden Yukarı Kavrun, Kavrun Geçidi, üzerinden yapılan ama ulaşılan yer hakkında fazla bir bilgiye ulaşamadığım turdu. İkincisi ise bir gurup Ankaralı arkadaşımızın yaptığı turdu.
Ankaralı arkadaşlardan birisi GPA dan tanıdığım İsmaildi. O 3 kişilik gurup Güneyden Kuzeye geçmişlerdi. Rotaları İspir, Sırakonaklar, Davalı Yaylası, Kavrun Geçidi, Öküz Çayırı, Yukarı Kavrun, Ayderdi. İsmail Yolun büyük kısmında bisikletlerini ittiklerini, Kavrun Geçidini geçerken yükleri ve bisikletlerini 3 seferde geçirdiklerini söyledi. Bu bilgiler ışığında bu işin yapılabileceğine kanaat getirdim.
Etiketler:
Bisiklet
,
Dağ Tırmanışları
,
Doğu Karadeniz
,
Düz Yazı
,
Kaçkar
,
Yurt İçi Turlar
Kaydol:
Kayıtlar
(
Atom
)