7 Şubat 2011 Pazartesi

ULUDAĞ KARTOPU TURU


06 Şubat 2011 Pazar
05 Şubat Cumartesi sabah 06:00 çalan telefonun alarmıyla kalktım. Kısa bir kahvaltının ardından ayakkabılıktan botlarımı aldım ama meteorolojinin güzel hava müjdesi aklımı karıştırdı botları bırakıp spor ayakkabılarımı giydim. Sonra yeniden fikir değiştirip botlarımı giydim. Soğuğun şakası yoktu ve üşürsem tur benim için kabusa dönerdi. Çantamı hafta arası hazırlamıştım. İlave olarak kısa eldivenlerimi koydum. Uzun parmaklı eldivenle fotoğraf çekip telefonlara cevap veremezdim. Yola çıktım. Bisiklette bir ses var. Can sıkıcı ama yapacak bir şeyim yok. Sahile geldiğimde hava henüz tam olarak aydınlanmamıştı. 

18 Ocak 2011 Salı

İSTANBUL-SİLİVRİ-İSTANBUL


08 Ocak 2011
Geçen hafta Poyrazköy turundan dönerken Uğura haftaya Silivriye gideceğim gelir misin diye sordum. Gelirim dedi. Hafta içi istersen cumartesi de gidebiliriz seçimi sen yap deyince aslında Cumartesi olması benim için de daha iyi olur ama Cuma günü tekrar görüşelim dedi. Cuma günü turu Cumartesi yapmak için fikir birliğine vardık. Sabah kalktığımda bilgi sayarın ekranındaki hava durumu widgeti 1 derece, telefonun ekranı 2 derece gösteriyordu. Bisiklete bindiğimde km sayacı 4 dereceyi gösteriyordu. Neticede hava çok soğuktu. İlk kez uzun parmaklı eldivenlerimi giydim. 

ANADOLU FENERİ - POYRAZKÖY


02 Ocak 2011 Pazar
Hafta içi Bahadır arayıp hafta sonu bir program yapalım mı dedi. Kabul ettim. Bahadır Poyrazköy’e gitmeyi düşünüyordu. Bense Silivri’ye gitmek istiyordum.
Uğuru tura davet ettim kabul etti. Erdal ise Silivri’nin kendisi için uzak olduğunu ama Poyrazköy’e giderseniz gelirim dedi. Bu durumda rota olarak Poyrazköy kesinleşmiş oldu. Bahadır ile Pazar sabahı 9.30 da Üsküdar da buluşmak için sözleştik.
Ancak Cumartesi akşamüstü Bahadırın işi çıkınca affını istedi. Sabah Samatya Hastanesinin önünde Uğurla buluşup sahilden Eminönü’nün yolunu tuttuk. Üsküdar’a ulaştıktan kısa süre sonra Erdal geldi. Erdal sakatlığı nedeniyle uzun zamandır bisiklete binemediğinden Erdal’a önde gitmesini ve tempoyu belirlemesini teklif ettim. Yola çıktık. Amacımız durmadan yola devam etmekti. Yokuşlarda Erdal’ın kondisyon eksiği görünmeye başladı. Uğurla yola devam edip Yokuş bitiminde Erdal’ı bekledik. Erdal gelince de hiç durmadan yola devam ettik. Bir süre sonra Erdal ortada gitmek istediğini söyleyince önde Uğur arkada ben gittik. Benim fotoğraf merakımı bildiklerinden her iki arkadaşımızda fotoğraf makinelerini almamışlar. Ben de yeni aldığım makineye kıyamadığımdan makinesiz gelmiştim. 

14 Ocak 2011 Cuma

ANTALYA


05 Aralık 2010 Pazar
Bu gün 20 Kasım. Kahvaltıdan sonra öğlene doğru Hasanla evden çıktık. Ben denize gireceğim benim Hatırım için Hasan da mayosunu yanına aldı. Her ne kadar hava benim için sıcak olsa da onun için serin. Buraya gelmeden önce bir görüşmemizde hava nasıl denize giriliyor mu diye sorduğumda girenler var biz girmiyoruz demişti. Nedenini sorduğumda ise Antalyalı soğuk denizi sevmez demişti. 

9. GÜN OLYMPOS-ANTALYA

05 Aralık 2010 Pazar
Bu gün benim için tur bitiyor. Antalya da Hasan beni bekliyor. Yola çıktığımızdan beri her gün arayıp nerede olduğumu soruyor. Dün Facebook arkadaşım Ömer i arayıp Olimpos a geldiğimizi haber verdim. Beldibi ne geldiğimde arayıp haber vermemi söyledi. Bizi Mustafa Yiğitle birlikte karşılayacaklarını söyledi.
Sabah kalkınca bisikletimin fren pabuçlarını aylar önce aldığım Baradin pabuçları takarak değiştirdim. Üzerindeki arka pabuçlardan Olimposa inerken freni kuvvetli sıktığımda ses geliyordu. Pabuçları söktüğümde tamamen bittiğini, içindeki saçın açığa çıktığını gördüm. Kahvaltıdan sonra Alaturka çalışanları ile vedalaşıp yola çıktık. 

8. GÜN OLYMPOS-ÇIRALI-YANARTAŞ


05 Aralık 2010 Pazar
Olimposa dün gece hava karardıktan sonra geldiğimizden bu gün Olimposta kalıp hem çevreyi gezeceğiz hem de denize gireceğiz. Sabah geç kalkacaktık güya ama yine kurulmuş saat gibi erkenden kalktık. Kaldığımız yerin güzelliği daha iyi görünüyordu gün ışığında.
Gece çok soğuktu klima gürültü yapıyor diye çalıştırmadık. Yandaki evin klimasının gürültüsünden de doğru dürüst uyuyamadık. Çokta üşüdük. Güneş havayı yeni, yeni ısıtıyordu. 

7. GÜN KAŞ-OLYMPOS

04 Aralık 2010 Cumartesi
Sabah 06:30 da kalktık. Saat 07:00 de akşamdan sözleştiğimiz gibi Süha geldi. Sağ olsun kahvaltımızı hazırlamış. Üstelik nefis bir çayda demlemiş. Kahvaltıdan sonra eşyalarımızı toplayıp aşağı indirdik. Apartmanın girişindeki hortumla bisikletlerimizi yıkayıp temizledik. Yüklerimizi yükledikten sonra Süha ile vedalaştık. Sevgili dostum Süha ya apart olarak kiraya verdiği dairesini biz geleceğiz diye kiraya vermeyip bize tahsis ettiği için teşekkür ederim. Çok zevkli döşenmiş kutu gibi bir daireydi.