18 Eylül 2012 Salı

GÜRCİSTAN BİSİKLET TURU 14 ve 15 - ZUGDUDI - KOBULETI

18 Temmuz 2012 Çarşamba
Sabah kalktığımda güneş gülümsüyordu.
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
07:00 de kahvaltı yapmadan yola çıktım çünkü kahvaltıda yiyebileceğim hiç bir şey kalmamıştı. Sadece çok az ispirtom var.



Bu günkü yol haritam:


Find more Bike Ride in Zugdidi, Georgia

Geceyi geçirdiğim Chitatskari de geride kalmıştı.
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Bu gün hiç rüzgar yok. Rüzgar çıkana kadar biraz yol almak istiyorum. Bacaklarım pedalları çeviremiyor, canim gitmek istemiyor. Bunun nedeni acaba 2 günlük moladan sonra 160 km yol yapmak olabilir mi? Kaslarım ısındıktan sonra hızlandım. Tur aslında Mestiada bitmiş, zor bir tarafı kalmamıştı. Beni engelleyecek tek şey bagajımdı. Bagajım tamamen dağılırsa ne yaparım diye düşünüp beyin jimnastiği yapıyordum. Geçen yıl Trans Kaçkarda bisiklet çantalarımı boynuma takıp taşıdığım ip yine yanımdaydı. Onu kullanarak heybeleri taşırım, çadırımı da iple sırtıma bağlarım diye düşünüyorum ama sırt çantası açıkta kalıyordu. Sonunda olası böyle bir durumda giysilerimin fazlalarını yolda bırakmaya karar verdim. Bisiklet yürüdüğü sürece bagaj olmasa da gidebilecektim. Bu ve benzeri düşüncelerle bisiklet sürerken bir yandan da önüme çıkan kamp yapılabilecek yerlere bakıp dün devam etsem burada da kalabilirmişim, bak şurada piknik masası da varmış diyorum ama sonra Mariam ve arkadaşları aklıma geliyor. İyi ki, orada konaklamışım diyorum. Karşılıksız arkadaşlıktan daha güzel bir duygu yoktur hayatta. Birbirinizden hiç bir beklentiniz olmadan sevginizi dostluğunuzu paylaşmanın değeri ölçülemez.
Böyle duygularla giderken 8. km de önünden geçtiğim bir bakkalın önünde durdum. Bazen bakkallarda da haçapuri oluyor. Haçapuri ile lemonad içip karnımı doyurmaya karar verdim. Haçapuri yokmuş. Bisküvit dedim anlaşamadım bakkal kadınla. Sonunda tezgaha bakarken Ülkerin kekini görüp aldım. Kadın kahvaltı yapacağımı anlayınca çay veya kahve içer misin diye sordu. Masraf edip kahvaltı fiyatının yükselmesini istemediğimden hayir dedim. Baktım kadın ısrar edip ben kahve içeceğim sana da istediğini yapayım diyor bunun bir ikram olduğunu anlayıp çay içeyim dedim. Aslında o anda 1 çay lemonad resto demek geldi içimden ama ayıp olur diye düşündüm.Aldıklarıma 2,5 lari ödedim. Madam çayın yanında çikolata ikramında da bulundu. Marketin önündeki masaya oturup bir yandan kahvaltımı yaparken diğer yandan kadınla sohbet ediyorduk. Kendisi kimya mühendisiymiş ama iş bulamadığı için evinin önündeki bahçesinin bir kenarına bakkal dükkanı açmış. Eski günler güzeldi diye komünizm günlerine özlem duyuyordu. Geçim derdi yoktu, yıllık iznimizde tatil yerimiz hazırdı. Hiç bir harcama yapmadan tatilimizi geçiriyorduk ne kadar güzel günlerdi onlar diyor. Bence de öyledir ama insan oğlu haindir bir ödül sistemi veya menfaati olmadığında asla başkaları için çalışmaz, üretmez. Nasıl olsa ne kadar çalışırsam çalışayım aynı parayı alacağım akşam olsa da eve gitsem der. Shakashvili nasıl iyi mi diye sordu. Sizin için iyiyse bizim için de iyidir önemli olan sizlerin memnun olmanız dedim.
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Bakkaldan bira alan müşteri bana da ikram etmek istedi bisiklet kullandığımı söyleyip kabul etmedim. Arabasına binip gitti. Burada sabah kahvaltı niyetine bira içen oldukça fazla. Madam bana Senakiye uğramamı tavsiye etti. Acaba Senakide ne var? Güzel olan, görülmesi gereken yerleri neresi? Madamla vedalaşıp yola devam ettim.
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Sık ağaçlı bir yolda ilerledim. Çeşmede suyumu doldurmak için durdum. Bu çeşmede herhalde hayır için yaptırılmış.
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Bagajın suçu ne? Suç onu bu şekilde yükleyende. Bagaj bagaj olalı böyle zulüm görmemiştir. Birde üstüne üstlük hoplayıp zıpladığım, düşüp kalktığım zorlu yollara sokuyorum.
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Soldaki büyük kilise dikkatimi çekti.
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Karşıdan gelen bisikletli Gürcü ile gamarcobarlaştık.
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Poti tabelasını görünce sağa saptım. Böylece Senaki program dışı kalmış oldu.
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Bu yolda çok sessiz ve sakin, böyle yolları seviyorum. Yeşillikler arasında evlerin, insanların arasında gidiyordum. Arada bir geçen TIRlarda olmasa değmeyin keyfime.
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Evlerin hepsi tek katlı ve bahçe içinde.
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Bu ev ve bahçesindeki çiçekler çok hoşuma gitti.
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Gürcistanda trafik işaretlerine çok önem veriyorlar. Köy yolları bile işaretlenmiş.
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Ben bu çiçeğin hastasıyım.
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Hava yeniden bulutlandı.
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Koklamaya kıyamam benim güzel manolyam.
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Bu fotoğrafları çiçekler boyumdan yüksekte olduğundan görmeden el yordamı ile çektim.
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Bizim köylümüz bahçesinde sebze yetiştirir, Gürcüler çiçek yetiştiriyorlar.
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Yol arada bir tren yolu ile kesişiyor.
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Chalididiye geldim. Hava çok nemli. Tişörtüm üstüme yapıştı. Karşıda bir bankanın arabası yaşlılara maaş dağıtıyordu.
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Tren yolunda uzunluğu neredeyse 1 km olan bir katar duruyordu. Bu katarlardan Batuma kadar çok sayıda gördüm. Kazakistan ile Gürcistan arasında petrol taşıyorlar. Yanlarından geçerken keskin bir petrol kokusu duyuluyor. Önümde giden bisikletlinin yanından geçerken bir gamarcobar daha patlattım.
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Ağaçların neredeyse bir tünel oluşturduğu km lerce uzunlukta yolda ilerlemeye başladım. Yol kenarında haşlanmış mısır satan iki genç beni görünce ayağa kalktılar. Öndeki ile gamarcobarlaştık. Arkadaki çak yapmak için elini havaya kaldırdı. Bende kaldırınca öyle bir çak yaptı ki neredeyse dengemi kaybedip yere düşecektim.
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Potideyim. Bu günkü turunda sonuna geldim. Hemen kendime çadır kuracak bir yer bulup denize girmek istiyorum.
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Bir nehirin denize döküldüğü yere geldim.
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Bu tanıdık bir nehir. Rioni nehrinin üzerinden Kutaiside geçip fotoğraf çekmiştik.
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Rioni nehrinin üzerindeki baraj kapakları.
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Nehrin hemen yanındaki bu heykel acaba nehirde boğulan sevdiğine ağlayan bir erkeği mi temsil ediyor?
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Poti şehir merkezine girmek üzereyim.
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Poti küçük bir liman şehri.
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Limanın yakınından geçtim.
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Şehrin girişine geldim.
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Potinin içinde birlikte dolaşalım.
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Restore edilen bir kilise.
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Buda restore edilen bir bina.
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Sora sora sahili buldum. Deniz kenarı çok kalabalıktı. 22 Haziranda Hopada ayrıldığım Karadenize bu gün Potide kavuşmuştum. Denize girip yüzdüm. Giyindikten sonra sahile gelen polislere kamp yapacak yer sordum ama anlaşamadık. Polis otel aradığımı zannedip oteli tarif etti. Çaresiz otele gitmek üzere hareket ettim. Bisikletim de bir cayırtı vardı. Belli aralıklarla çıkıyordu. Bisikleti yere yatırıp arka tekerleği çevirdim sürten bir yer yoktu. Göbek bilyalarından geliyor olabileceğini düşünüp yağ damlattım ama nafile ses kesilmedi. Otele geldim ama bir anda fikir değiştirip Batuma devam etmeye karar verdim. Bu durumda huzur içinde olamazdım. Ne olacaksa olsun artık diye düşündüm. Yolda kalacaksam kalayım, gideceksem gideyim. Yola devam ettim.
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Ses devam ediyor. Moralim bozuk. Umursamayayım diyorum ama umursanmayacak gibi değil. Bir cayırtıdır kopuyor. Yine durup baktım ama bir sonuca ulaşamadım.
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Biraz arayıp dolaşsam da sonunda Batum yolunu buldum.
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Maltakva nehrinden geçtim.
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Gürcistan su yönünden çok şanslı.
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Burada çadır kuracak yerler var ama su ve yiyecek alacak yer yok.
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Yol kenarında bir dizi işaret tabelası var. Bunlardan bazıları Plaj ve kamp işareti.
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
İsterseniz fotoğrafı biraz daha büyüterek yükleyeyim işaretleri siz yorumlayın.
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Önümde 50 km yol kaldı.
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Düz yolda ilerleyip Kobuleti ye yaklaştım. Lunapark yerleşim yerinin oldukça dışında. Buraya araba olmadan gelmek mümkün değil.
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Sağda Türk TIR şoförlerine hizmet veren dinlenme tesisini geçince karşıma Turizm Bürosu çıktı. Büronun arkasındaki çam ağaçlarının olduğu alanda çadır kuranlar vardı. Bürodan hem bilgi almak hemde çadır kurmamda sakınca olup olmadığını sormak için büroya girdim. Görevli kadın bana Batum şehir haritası ile Batumdaki bisiklet yollarını gösteren haritaları verdi. Arkadaki alanın konaklamak isteyenler için ayrıldığını ve daha da geliştirilmekte olduğunu söyledi. Burası Gürcistanın Ajara bölgesi oluyor.
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Aldığım yanıtla rahatlayıp biraz daha devam etmeye karar verdim. Daha önümde uçak tarihine kadar 5 gün zamanım var. Batum ve Hopada konaklama için para harcamak istemiyorum. Hemde şu sinir bozucu sürtme sesinden kurtulacaktım.
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Bu şeritte çam ağaçları ve ağaçların önünde de deniz var.
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Kobuleti çok güzel bir sayfiye yeri. Her yer pırıl pırıl. Kaldırımda bisiklet yolu da var.
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Yolda önüme çıkan Davut Çetin ve Roul Çetin beni durdurdular. Gürcüler ama Türkiyeye gidip geldiklerinden Türkçe biliyorlar.
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Biraz daha gittikten sonra çadır kurmaya karar verdim.
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Bu kararı vermemde en büyük etken burada çok sayıda market olmasıydı. Yiyecek ve su almam mümkün olacak. Tek sorun tuvaletin olmaması.
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Çadırımı kurduktan sonra hemen denize girmek için plaja indim. Plaj boştu.
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Amele yanıklarımın yarattığı kontrast farkını bir az olsun azaltmak için güneşlenip denize girdim. Ben plajdan çadırımın yanına çıkarken plaj kalabalıklaşmaya başlamıştı.
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Çadırımın önünde denizle aramızda hiç bir engel yok.
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Çevreyi dolaştım.
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Yollarda pek insanda yok.
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Caddenin karşı tarafında evler var. Yeni yapılan binalar 3 katlı. Eskiler ise geniş bahçe içinde tek katlı.
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Çadırım uzun çam ağaçlarının altında.
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Saat 16:30 dan itibaren insanlar plaja gelmeye başladılar. 17:30 dan itibaren akın akın gelmeye başladılar. 20:00 den itibaren de evlerine dönmeye başladılar.
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Gün batımını bira içerek seyretmek için 1,5 litrelik bira, kavrulmuş kabuksuz tuzlu fıstık, şeftali aldım. Sabah kahvaltısı için ise 2 yumurta ve domates aldım.
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Plajın son sakinleri de toparlanıyorlar.
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Bisikletimi parkın eski bahçe duvarından kalma beton direğe bağladım.
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Manzarayı seyretmek için parkla plaj arasındaki plajın duvarına oturdum.
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Ben oturduğun yerden sağı solu seyrederken yanımdan geçen çocuğun üstünde Beşiktaş forması olduğunu fark ettim. Sırtında Holosko yazıyordu.
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Heyecanlandım. Çocuğa Holosko, Holosko diye seslendim, duymadı. Tekrar seslendim çocuk duyup döndü. Gel diye yanıma çağırdım. Forma imitasyondu ama olsun çok mutlu oldum. Nereden bulduğunu sordum anlamadı. İngilizce veya Türkçe biliyor musun dedim, bilmiyormuş. Yakında bilen var mı diye sordum anlamadı. Eğer anlaşabilseydim adresini alıp İstanbula dönünce kendisine orijinal Beşiktaş forması alıp yollayacaktım. Çarşı her yerde diyoruz ama asıl Beşiktaş her yerde. Beşiktaş olmasa Çarşı zaten olmazdı. Aslolan Beşiktaştır.
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Artık yatma zamanı geldi.
Bu günkü tahmini tur mesafesi 120 km.
19 Temmuz 2012 Perşembe
Gece parka insanlar gelip içer, gürültü yapar, askıntı olup rahatsız eder tedirginliği ile yatmıştım ama bunların hiç birisi olmadı, çok rahat bir uyku çektim. Burasını çok sevdim bu gecede kalmaya karar verdim. Gürcüler sabah 06:30 dan itibaren akın akın plaja gelmeye başladılar. Görünen o ki Gürcüler denize sabah ve akşam üstü güneşin etkisinin az olduğu saatlerde geliyorlar. Öğlenleyin evlerine dönüyorlar. Buranın en olumsuz yanının tuvalet olduğunu söylemiştim. Tuvalet bulmak için çevrede yürüyüşe çıktım. Tuvalet yok. Daha doğrusu var ama yok. Çadırımın yakınında yeni yapılmakta olan bir tuvalet var ama bitmediğinden açılmamış. İleride bir tane buldum, onunda kapısını penceresini sökmüşler. Kullanılmayan bir cafenin tuvaleti ise girilecek gibi değildi. Anlaşılan parkta yenileme çalışmaları yapılacağından şu anda tuvalet yok ama insan yenisini yapıp hizmete açmadan eskisini kapatmamalı. Sabah kadınlar ellerindeki poşetlerin içine yerden topladıkları çöpleri koyuyorlar. Park temiz. Tuvalet bulamayınca bisikletim ile 2 km gerideki Türk benzincisine gitmeye karar verdim. Gürcistanda kendimi ve eşyalarımı oldukça güvende hissettiğimden eşyalarımı çadırımda bırakıp gitmekte bir sakınca görmedim. Kahvaltıda yağa kırdığım iki yumurtayı yedim. Kalan ispirto çay demlemeye yetecek kadar değil. Ancak bir kez daha yumurta pişirebilirim. Sonra zaman geçirmek için bisikletimi silmeye karar verdim.
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Bagajın sol tarafında siyah toz parçaları gördüm.
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Durumu incelerken son anda jant tellerinden birisinin daha kırıldığını gördüm.
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Balansı dahada bozulan jant yalpaladıkça lastik, kırıldığı için sağa doğru esneyip kayan bagaja sürtüyormuş. Bu sürtme sonucu hem bagaj aşınmış, hemde lastik aşınmış.
Durum oldukça ciddiydi. Lastik önemli değildi nasıl olsa yedek lastiğim var ama bagaj daha da dağılabilir. İyi ki burada mola vermişim.
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Bagajın aşınan kısmı bu fotoğrafta daha iyi anlaşılıyor.
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Kopan tel ruble tarafında değildi. Yedek tellerden birisini takarak jantın balansını biraz olsun düzelttim. Bagajın yükseklik ayarını yaptığım sağ ve soldaki uçta, kadroya bağlandığı yerde kızaklı 2 parça var. Soldaki parçanın ayar vidasını gevşetip bagajı aşağı indirdim. Böylece bagaj biraz sola doğru kaymış oldu ve sürtme ortadan kalktı. En azından şimdilik. Yük altında ne olacağını bende merak ediyorum.
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Deniz kenarına inip denize girdim. Burası ülkemizin güney kıyıları gibi. Jetskiye binenler,
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Tekne paraşütü yapanlar var. Karadenizin Gürcistan kıyıları çok renkli. Oysa bizim taraf ıssız, sakin, renksiz. Doğru dürüst denize giren bile yok.
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Bir paraşüte 2 kişi biniyor.
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Konaklamak için sahilin bu bölgesini seçmemin bir diğer nedeni de Turizm Bürosunda sözü edilen Unesconun koruma altına aldığı Kobuleti Rezerve Managed adında koruma altına aldığı alanın parka giriş yerinin karşısındaki sokağın sonunda olması. Çeşitli bitkilerin olduğu alanda böcek yiyen bitkide varmış. Her ne kadar botanik ilgimi çekmese de gidip bir göreyim dedim. Burası Kobuletinin arkasında bataklık bir alan. Giriş ücretliymiş ama ortada kimse yok. Derme çatma tahta çiti açıp içeri girmiştim ki arkamdan güvenlik görevlisi geldi. Anlaşmamız mümkün değil ama pandomim yaparak gezmek istediğimi anlattım. Müdürüne telefonla soracağını söyledi. Müdür telefona beni istedi. Türkiyeden bisikletle geldiğimi Turizm Bürosundaki görevlinin burayı görmemi tavsiye ettiğini söyledim, gezmeme izin çıktı. Geniş bir alan, yer yer tahta kalasların üzerinde yürüyorsunuz ama neyin ne olduğunu anlamanız için mutlaka bir rehbere ihtiyaç var. Açıklayıcı tabelalar var ama okumak uzun zaman alıyor. Güneşin altında olacak iş değil. Görevli çok sempatik. Sürekli gülümsüyor. Bana bataklıktaki su kaplumbağalarını gösterip gülümsüyordu. Buradan çıktıktan sonra görevlinin kaldığı evin bahçesinde bambu cinsi yüksek bitkileri gördüm. Bu bana Gürcistandaki ilk gecemizde Mahirin bizi götürdüğü restaurantta oturduğumuz kalın bambudan yapılmış koltuk ve masayı anımsattı. O zaman burada bambunun işi ne herhalde ithal etmişler diye düşünmüştüm ama şimdi anlıyorum ki burada bambu veya o cins bir bitki yetişiyor ve ev eşyası yapımında kullanılıyor. Gürcistan hemen yanımızda olmasına rağmen havasıyla, bitkisiyle, insanları ile ilginç bir ülke.
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Öğle sıcağından korunmak için parkın banklarında vakit geçirdim.
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Karşıda boynunda fotoğraf makinesi ile yürüyen bir adam dikkatimi çekti. Adamın yanında zincirle bağlı bir ayı yavrusu vardı.
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Anlaşılan adam ayısı ile insanların fotoğrafını çekip geçimini sağlıyor. Kendisi bira içerken ayıya dondurma alıp verdi, ayı dondurmayı bir lokmada yuttu.
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Hava çok sıcak, canım sıkıldı biraz uzanıp dinlenmek için çadıra geldiğimde az ileride duvarın yanında bir polis oturuyordu. Çadıra girip yattım. perdesi açık olan kapı tülünden dışarısı görünüyordu. Polisin dolaştığını ve geçerken de dikkatle çadırıma baktığını görüp işkillendim. Polis deniz kenarında çadırı göz hapsinde tutarak bekliyordu. Yatıp biraz kestirmişim. Uyandığımda polis ortalıkta yoktu. Sabah tuvalet ararken ileride Gürcü yemekleri yapan gayet şık bir restaurant ile haçapuri yapan mütevazi, güzel bir işletme görmüştüm. Öğle yemeği için ikisinden birisine gitmeye karar verdim. Hinkal merakımı Batuma saklayıp tercihimi haçapuriden yana kullandım. Burası çok temiz bir aile işletmesi. Ailenin hanımları çalıştırıp servis yapıyorlar.
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Soğuk hava vitrininde gördüğüm pastaların da tadına bakmak istedim. Madem yabancı bir ülkeye geldim bütçem oranında değişik lezzetleri keşfetmem lazım. Kremalı pasta siparişimi verdim. Ben pastamı yerken çadırımın yanında gördüğüm polis karşı kaldırımdan geçiyordu. Haçapuri fena değildi, pasta çok lezzetliydi.
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Çadırımın yanına yaklaştığımda polisi çadırın önünde beklerken görüp ne olacaksa olsun diyerek gittim. Polis Rusça biliyor bu nedenle yine anlaşmak sorun oldu. Polislerin ve halkla karşı karşıya olan kamu görevlilerinin mutlaka iyi derecede İngilizce bilmesi gerektiğini düşünüyorum. Polis nereli olduğumu sordu. Türküm yarın Batuma gideceğim dedim. Bisiklet senin mi diye sordu evet dedim. Bisikletini o direğe kilitlemişsin ama kucaklayıp kaldırarak direkten kurtarırlar ağaca kilitle dedi. Tabi bunları işaretle yapıyor ve çokta başarılı bir şekilde anlatıyor. Peki dedim. Baktım adam gitmiyor bisikleti bulunduğu yerden alıp ağaca kilitledim. Polis rahatladı. Tahminim bir yabancı olarak zarar görmemi ve basit bir dikkatsizlikle bisikletin çalınıp polisi uğraştırmasını istemiyor. Yani eşeğini sağlam kazığa bağla diyor. Biraz sonra polis gitti. Demek saatlerdir beni uyarmak için burada beklemiş.
Bu akşamda gün batımına karşı bira içmeye karar verip parkın hemen yanındaki markete gittim. Ayılı adam ağaçların gölgesinde çimlerin üzerine uzanmıştı, ayı baş ucunda oturuyordu. Bu ülkede herhalde ayı besleyip üzerinden para kazanmak serbest. Karşıdan gelenlerin konuşmalarını bazen Türkçeye benzetip kulak kabartıyorum ama sonra Gürcüce konuştuklarını anlıyorum. Bu birkaç kez olunca herhalde memleketimi özledim diye düşündüm.
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Az önce yanımdan geçerken bana bir şeyler satmaya çalışan roman kadınlar ayının başına gittiler.
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Bir tanesi elindeki dondurmayı ayıya verdi. Belli ki kendisi zor şartlarda geçiniyor ama az önce kendisi için aldığı dondurmayı bu sevimli yavru ile paylaşmakta tereddüt etmedi.
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Çadırımın yan tarafına gelen kalabalık kızlı erkekli bir gurubun arasında gitar çalıp şarkı söyleyen bir genç var. Söylenen şarkıları ilk kez duyuyorum. Hep bir ağızdan ama asla bağırmadan söyleyip eğlenirken bir yandan da bira içiyorlar. Güneş etkisini kaybedince hep birlikte denize gittiler. Güneş batarken yeniden geldiler ve kaldıkları yerden eğlenceye devam ettiler. Bu arada söylenen şarkılardan birisini tanıdım. Bu parça Nani. Annelerin çocukları için söylediği Gürcüce bir ninni. Bu manzaraya karşı rakı sofrası güzel giderdi.
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Tezgahı kurdum.
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Gürcistanda satılan fırınlanmış, soyulmuş tuzlu fıstığı çok sevdim ama pahalı, 2,5 lari. Yan taraftan gelen müziğin eşliğinde bir yandan biramı içip fıstığımı yerken bir yandan da gün batımını izliyorum.
Kimden 18 Temmuz 2012 Zugdudi - Kobuleti
Yatmaya hazırlanırken çadırımın diğer yan tarafına bu sefer birkaç kişi geldi. Biralarını minibüsten çıkarıp içmeye başladılar. Daha sonra bir tanesi yöresel telli sazı çalıp şarkı söylemeye başladı, birisi de vurmalı enstrümanla hafif tempoda eşlik ediyordu. Bunlarda çok güzel eğleniyorlar. Müzik çadırın içine çok güzel geliyor. Uyuyup uyandım müzik hala devam ediyor. Kabul edeceklerini bilsem bende gidip yanlarına oturup dinleyeceğim. Çocuğun sesi de çok güzel. Söylediği bir şarkıyı çok beğendim. Saat herhalde 3 civarıydı toplanıp sessizce gittiler. Gürcüler içmesini de biliyorlar, eğlenmesini de. Hoşuma giden şarkının müziğini mırıldanarak çalarken uykuya dalmışım. Kobuleti sahilindeki son gecem çok renkli geçti. Gürcistanı seviyorum be. Bisiklet ile olmasa bile buraya mutlaka yeniden geleceğim.
Merak edenler için o müziği paylaşmak istiyorum.
http://www.youtube.com/watch?v=wkhL7ePNIak