8 Eylül 2012 Cumartesi

GÜRCİSTAN BİSİKLET TURU 1 - VALE - AKHALTSİKHE

05 Temmuz 2012 Perşembe
Sınırda son fotoğraflarımızı çektikten sonra ben km göstergemi de fotoğraflarken kapıyı açan görevli çabuk olun diye söylenmeye başladı. Ali kendisine cevap verince yumuşayıp a siz Türkmüsünüz, buradan hep yabancılar geçtiği için sizi de yabancı sandım. Demek Türklerde bu işi yapıyormuş bravo size dedi.
Kimden 05 Temmuz 2012 Damal - Akhaltsikhe



Kapıyı geçtikten sonra soldaki binaya girip nüfus kağıdı ile vizesiz yurtdışına geçenler için hazırlanmış matbu kağıdı doldurup görevliye onaylattık. Şimdi ne olacak dedik tamam dediler geçebilirsiniz. Kanuna göre bu şekilde geçiş yapanların 1 TL, pasaport ile geçiş yapanlarınsa 15 TL ödemesi gerekiyor. Bizden bu paranın yattığına dair makbuz istemediler. Umarım yıllar sonra bu parayı faizi ile istemez işgüzar bürokratlarımız. Gürcü tarafına geldiğimizde gişe benzeri camlı yerin önünde durduk. Görevli bilgilerimizi bilgisayar sistemine ekledikten sonra fotoğraflarımızı çekti. Yanlış anlamayın bu çektiği hatıra fotoğrafı değil sisteme kaydetmek için. Fotoğraftan sonra nerede ise yok diyebileceğim bir İngilizce ile görevli geçebilirsiniz dedi. Yahu bu kadar mı? Başka bir şey yapmayacak mısınız dedim. Genç görevli anlamadığım bir şeyler söyledi Gürcüce. Ben söylediklerini ne bekliyordun birde davul zurna mı çalacaktık olarak kabul ettim. Gürcistanda iletişimin en büyük sıkıntı olduğunu duymuştum ve bu zorluk şimdiden karşımıza çıktı. Hiç olmazsa bu gibi pozisyonda çalışanların dil bilenlerden seçilmesi gerektiğini düşünüyorum. Bundan sonrası için en azından Ahıskaya kadar olan yol için o kadar da umutsuz değilim. Serkan sınırdan girdikten sonra Ermeni köylerinden geçeceksiniz, Türkçe biliyorlar iletişimde sıkıntı çekmezsiniz ama Türkleri sevmezler deyip ama merak etmeyin fiziki bir tacize uğramazsınız diyerek en azından dayak yemeyeceğimizin garantisini vermişti. Bu arada Bizim binadan Gürcü gümrük binasına giderken Vodafone telefon hattım Gürcücell (Geocell) telefon hattına bağlandı. Bu kadarına da pes dedim. Adeta havada bile sınır çizip elektronik dalgaları engellemişler. Bu geçtiğimiz kapının adı Türk tarafında Türkgözü olarak geçiyor ama Gürcistandaki Vale kapısı. Girdiğiniz yeri söylemek durumunda kalırsanız Vale adını kullanın çünkü Gürcüler Türkgözü dediğinizde doğal olarak bir şey anlamıyorlar. Bu kapıda gümrüksüz alışveriş mağazaları yok.
Gürcistanda artık gurup disiplini ile süreceğiz. Yabancı bir ülkede olmamız, iletişim sorunu ve telefon irtibatımız olmadığından fazla uzaklaşmamaya karar verdik. Birbirimizi kaybedersek bulmamız çok zor olabilir. Gürcistan turuna hazırlanırken çeşitli yazılar okudum, fotoğraf ve video izledim. Turun özellikle Mestia bölümünü hazırlama fikri Metin Denizmen in gezi notlarından faydalandım. Bu konudaki şu ana kadar rastladığım en iyi kaynak. Bu yazı biraz uzun olmakla birlikte sabredip okursanız çok şey öğreneceksiniz. Aynı yazının içinde Ermenistan gezisine ait notları da bulacaksınız. Ermenistana gitmek isteyenler de faydalanabilirler.
http://blog.milliyet.com.tr/gurcistan-gezi-notlari/Blog/?BlogNo=283021
Bu kadar laf kalabalığı yeter sanırım hadi hep beraber turumuza başlayalım. Sınır kapısını geçince Ali gidon çantasının üstüne hazırladığı Gürcistan haritasını yerleştirdi. Bu harita boyut olarak küçük ama sade olduğundan net bir şekilde Alinin işaretlediği geçeceğimiz yolları, yolumuz üzerindeki şehirleri ve şehirler arasındaki mesafeleri görebiliyorduk. Sizde mavi işaretli yollara bakarak Gürcistanda hangi yolları izleyip nerelerine gittiğimiz konusunda bir fikir sahibi olabilirsiniz. Sevgili Aliye haritayı yollayarak bloğumda yayınlamama yardımcı olduğu için çok teşekkür ediyorum.
Kimden 05 Temmuz 2012 Damal - Akhaltsikhe
Bu günkü yol haritamız:



Find more Bike Ride in Georgia

Sınırı geçince tarlaların arasında önce aşağı indik. Ne yalan söyleyeyim Ilgar dağının tepesinden itibaren sınıra kadar olan yolun bozuk asfaltına bakıp burada yollar böyleyse Gürcistanda bizi kim bilir neler bekliyor diye düşünmüştüm. Sınırı geçer geçmez gördüğüm yol karşısında çok şaşırdım. Tek gidiş tek dönüş olan yolun kenarında hiç emniyet şeridi yoktu ama asfalt kalitesi mükemmeldi. Ön yargım için utandım. Trafik az olduğundan yolda emniyet şeridi olmaması bizi hiç etkilemedi.
Kimden 05 Temmuz 2012 Damal - Akhaltsikhe
Sonra tekrar çıkmaya başladık.
Kimden 05 Temmuz 2012 Damal - Akhaltsikhe
Yol kenarındaki vişne ağaçlarını görüp durduk. Ali eşini aramak için telefonuna davrandı ama Avea hattı da çalışmıyordu.
Kimden 05 Temmuz 2012 Damal - Akhaltsikhe
Vişne yedikten sonra yeniden yola çıktık. Akşam 18 e daha çok olduğundan acele etmeden yol aldık. Her yer vişne ağacı, toplayan da yok.
Kimden 05 Temmuz 2012 Damal - Akhaltsikhe
Asfalt o kadar güzel ki hayran kaldım. Üstelik bizdeki gibi soğuk asfaltta değil, sıcak asfalt. Tek bir pürüz, tek bir çukur bile yok. Yokuşlarda bile bisiklet şaha kalkıyor.
Kimden 05 Temmuz 2012 Damal - Akhaltsikhe
Adeta bir doğa turu yapıyoruz. Yanımızdan tek tük geçen araçlar var. Doğa ile baş başa gidiyoruz. Kendimi hafta sonu şehir dışına tur yapıyor gibi hissediyorum.
Kimden 05 Temmuz 2012 Damal - Akhaltsikhe
Önümüze çıkan ilk yapı bir kilise.
Kimden 05 Temmuz 2012 Damal - Akhaltsikhe
Yine boş yollarda gidiyoruz. Her taraf patates tarlası. Herhalde burada yaban domuzu yok. Bu bölgede patates üretimi çok yaygın.
Kimden 05 Temmuz 2012 Damal - Akhaltsikhe
Ve yol kenarında bağlı bir Gürcü danası meraklı gözlerle bize bakıyor. Merhaba dedik yanından geçerken dananın. Danalar annelerinin sütünü emip bitirmesin diye sürü ile otlamaya yollanmayıp evin yakınındaki bir otlağa bağlanıyorlar. Bunun bir diğer nedeni de henüz küçük olduklarından çabuk yorulup sürüyle hareket edemeyecek olması.
Kimden 05 Temmuz 2012 Damal - Akhaltsikhe
Bizim sevimli danamız da patates tarlasının yanına bağlanmış.
Kimden 05 Temmuz 2012 Damal - Akhaltsikhe
İlk binalarla karşılaşmaya başladık. Bunlar eski yıpranmış binalar. Zamanında güzel binalarmış. Tamamen boş terk edilmiş durumdalar. Bazılarında tek tük de olsa yaşayan aileler var.
Kimden 05 Temmuz 2012 Damal - Akhaltsikhe
Valeye geldik. Tabela 50 metre ileride solda bir kiliseye ayrılan yol olduğunu gösteriyor. Gürcistanda bunun gibi bilgilendirme tabelalarına sıkça rastlanıyor.
Kimden 05 Temmuz 2012 Damal - Akhaltsikhe
50 metre sonra kilisenin olduğu sokağın köşesine geldiğimizde kilisenin 100 metre ileride olduğunu gösteren tabela karşımıza çıkıyor.
Kimden 05 Temmuz 2012 Damal - Akhaltsikhe
Aliye fazla uzak değilmiş girip görelim dedim ve ana yoldan ayrılıp ara sokağa girdik. Sokağın asfaltını görüp ara sokakların tamamının böyle olduğunu sanmayın. Ana yolda asfalt kalitesi çok iyi olmasına karşın ara sokaklarda asfalt hiç yok. Bu yolları görünce daha şimdiden Kazbegi ve Mestiaya nasıl gideceğiz diye kara kara düşünmeye başladım.
Kimden 05 Temmuz 2012 Damal - Akhaltsikhe
Sokağın sonunda kiliseye geldik ama çevresi tel örgü ile çevrili ve kapı da kapalı.
Kimden 05 Temmuz 2012 Damal - Akhaltsikhe
Yeniden ana yola çıktık. Elektrik direkleri çok ilgimi çekti. Bizdeki ağaç direkler yere çakılan çit direği benzer beton direklere teller ile tutturulmuşlar.Birden fazla ağaç direk kullanıldığı zaman ağaç direklerde birbirlerine tellerle tutturulmuşlar. Ağacı toprağa gömmeyerek çürümesini engellemeye çalıştıklarını düşünüyorum. Bunlar Sovyet rejimi zamanından kalma elektrik hattı.
Kimden 05 Temmuz 2012 Damal - Akhaltsikhe
Elektrik tarafoları açıkta.
Kimden 05 Temmuz 2012 Damal - Akhaltsikhe
Valeye geldik. Burada Ahıskayı sorup öğrenmek istiyoruz.
Kimden 05 Temmuz 2012 Damal - Akhaltsikhe
Kimden 05 Temmuz 2012 Damal - Akhaltsikhe
Vale pırıl pırıl bir yer.
Kimden 05 Temmuz 2012 Damal - Akhaltsikhe
Her ne kadar binaları bakımsız olsa da. Bu binalarda insanlar yaşıyorlar.
Kimden 05 Temmuz 2012 Damal - Akhaltsikhe
İşte az önce sözünü ettiğim asfalt olmayan bir ara sokak.
Kimden 05 Temmuz 2012 Damal - Akhaltsikhe
Bir tane daha.
Kimden 05 Temmuz 2012 Damal - Akhaltsikhe
Burası da market. Adına bakıp süper market zannetmeyin. Aslında bir bakkal dükkanı.
Kimden 05 Temmuz 2012 Damal - Akhaltsikhe
Eski evlerin arasından geçen muntazam bir yolda gidiyoruz. Hayranlıkla çevreyi izleyip sık sık fotoğraf çektim. Kendi kendime iyi ki Batumdan girmemişiz dedim. Geçen yıl Hopadan Batum hava alanına Havaş'ın otobüsü ile giderken Sarp ile Batum arasının otellerle dolu, hiçbir özelliği olmayan görmeye alışık olduğumuz bir yol olduğunu farketmiştim. Oysa burası sanki tarihin geçmişinde kalmış gibi. Kendimi bir zaman tüneli ile geçmişe gitmiş gibi hissediyorum ve bundan da çok mutluyum. Bu ülkeye gireceklerin mutlaka Valeden girmeleri gerektiğini düşünüyorum. Buradan başlayıp Batuma doğru yapılacak bir seyahat geçmişten geleceğe yapılmış gibi olacaktır. Batumdan girip Tiflise kadar gidip tekrar geri gelmek size bu ülke ve güzellikleri hakkında yeterli bilgiyi vermez. Eskiler bu tür amaçsız salına salına gidip gelinilen turlara piyasa yapmak derlerdi. Benim gözümde bu tür bir turun Bostancı, Tuzla köfte turundan bir farkı olmayacaktır.
Kimden 05 Temmuz 2012 Damal - Akhaltsikhe
Valede bizimle konuşmak için durduran kişilerin yanına gittik. Ahıska dedik anlamadılar. Haritayı gösterip Akhaltsikhe dedik ileride olduğunu söylediler. Arkadaşlar biraz Türkçe biliyorlar ama yeterli değildi. Yaşlı bir adamı çağırdılar onun Türkçesi daha iyiydi. Ahıskanın Akhaltsikhe olduğunu böylece öğrenmiş olduk. Doğru yoldaydık.
Kimden 05 Temmuz 2012 Damal - Akhaltsikhe
Akhaltsikhe ye 4 km kala Batuma giden yol ayrımını geçtik.
Kimden 05 Temmuz 2012 Damal - Akhaltsikhe
Akhaltsikhe girişinde soldaki tepede bir kale ve onun önünde küçük bir kilise karşıladı bizi.
Kimden 05 Temmuz 2012 Damal - Akhaltsikhe
Soldaki Türk benzincisinden sonra Akhaltsikheye girmiş oluyorsunuz.
Kimden 05 Temmuz 2012 Damal - Akhaltsikhe
Kaleye iyice yaklaştık.
Kimden 05 Temmuz 2012 Damal - Akhaltsikhe
Kalenin önündeki kilise.
Kimden 05 Temmuz 2012 Damal - Akhaltsikhe
Akhaltsikhe ye girdik.
Kimden 05 Temmuz 2012 Damal - Akhaltsikhe
Gelmesine geldikte ne yapacağız, nereye gideceğiz bilmiyoruz. Şaşkın ördek gibiyiz.
Kimden 05 Temmuz 2012 Damal - Akhaltsikhe
Sağa doğru yöneldik. Bir meydan ve ardındaki bakımlı kilise dikkatimizi çekti. Bu meydandan geçen özellikle genç kadınlar haça doğru dönüp haç çıkarıyorlar. Bunların sayısı azımsanmayacak kadar çoktu.
Kimden 05 Temmuz 2012 Damal - Akhaltsikhe
Kilisenin önünde bir park vardı.
Kimden 05 Temmuz 2012 Damal - Akhaltsikhe
Banka oturup Ali ile Gürcistanda birlikte ilk fotoğrafımızı çektik.
Kimden 05 Temmuz 2012 Damal - Akhaltsikhe
Karşımızda bir inşaat var. Türkiyede tavan betonuna hazırlık yapılırken önce kalıp tahtaları çakılır, sonra içine hasır betonu yerleştirilir. Burada hasır betonunu yerleştirmişler ama kalıp tahtaları olmadığından havada boşlukta duruyor. Bizim inşaat mühendisleri bunu nasıl değerlendirirler acaba?
Kimden 05 Temmuz 2012 Damal - Akhaltsikhe
Serkanı arayıp bulunduğumuz yeri söyledim. Başkada bir yeri bilmediğimizden evlerinde misafir olacağımız arkadaşlarla 18:30 da burada buluşmaya karar verdik. Kale tam karşımızda duruyor. Buluşma saatine daha çok olduğundan Ali kaleyi gezelim dedi.
Kimden 05 Temmuz 2012 Damal - Akhaltsikhe
Ama önce yanımızdaki kiliseyi gezeceğiz.
Kimden 05 Temmuz 2012 Damal - Akhaltsikhe
Kilise çok bakımlı.
Kimden 05 Temmuz 2012 Damal - Akhaltsikhe
Kimden 05 Temmuz 2012 Damal - Akhaltsikhe
Kiliseden sonra kaleye hareket ettik. Kaleye çıkan yol üzerinde çalışma ilduğundan onun hemen yanındaki evlerin arasından geçen sokağı kullandık ama sokağın durumu bir felaket. Hem dik, hem bozuk, hem sular akıyor. Birde üstüne üstlük bu daracık sokakta karşılıklı bir trafik var sormayın. Bu esnada Aliye Kazbeg dağı için antrenman yapıyoruz diye takılmadan edemedim.
Kimden 05 Temmuz 2012 Damal - Akhaltsikhe
Kimden 05 Temmuz 2012 Damal - Akhaltsikhe
Sokaktaki evlerin arasından kale bir kez daha göründü.
Kimden 05 Temmuz 2012 Damal - Akhaltsikhe
Sonunda bütün olumsuz şartlardan pes edip bisikletlerimizi iterek yukarı çıktık.Sokağa girince bir ara gitmekten vazgeçtim ama Aliye ayıp olmasın diye devam ettim.
Kimden 05 Temmuz 2012 Damal - Akhaltsikhe
Sokağın sonunda düz bir alana çıktık. Toz toprak birbirine karışmış. Kamyonların, iş makinelerinin biri gidiyor diğeri geliyor. Hummalı bir çalışma var. Bunların yanında birde kaleye girmek için bekleyen tırlar var.
Kimden 05 Temmuz 2012 Damal - Akhaltsikhe
Kalede ve meydanda yoğun bir restorasyon çalışması var.
Kimden 05 Temmuz 2012 Damal - Akhaltsikhe
Bisikletimi Aliye emanet edip kaleyi gezmek için kapıya doğru yürüdüm.
Kimden 05 Temmuz 2012 Damal - Akhaltsikhe
Her koldan hızlı bir çalışma yapılıyor.
Kimden 05 Temmuz 2012 Damal - Akhaltsikhe
Kimden 05 Temmuz 2012 Damal - Akhaltsikhe
Kapıya geldim.
Kimden 05 Temmuz 2012 Damal - Akhaltsikhe
İçerisi karınca gibi insan dolu. Baş döndürücü bir koşuşturma var.
Kimden 05 Temmuz 2012 Damal - Akhaltsikhe
Kalenin içinde değişik yapılar var.
Kimden 05 Temmuz 2012 Damal - Akhaltsikhe
Kimden 05 Temmuz 2012 Damal - Akhaltsikhe
Kimden 05 Temmuz 2012 Damal - Akhaltsikhe
Ben harıl harıl fotoğraf çekip neyin ne olduğunu anlamaya çalışırken karşıda görünen kamuflaj giysili, uzun boylu, sürekli telefonla konuşan genç yanıma gelip telefonla konuşmasını sürdürürken eliyle dışarı çıkmamı işaret etti.
Kimden 05 Temmuz 2012 Damal - Akhaltsikhe
Kale gezimi kesip çıkışa yöneldim.
Kimden 05 Temmuz 2012 Damal - Akhaltsikhe
Dışarıdaki otoparkın duvarından Akhaltsikhenin fotoğrafını çektim.
Kimden 05 Temmuz 2012 Damal - Akhaltsikhe
Kimden 05 Temmuz 2012 Damal - Akhaltsikhe
Dışarı çıkıp Aliye durumu söyledim. Ali kıyafetinden dolayı bana göre biraz daha şanslı. Fotoğraf makinesini saklayıp girerse çalışanlara benzeyeceğinden kaleyi daha rahat gezebilir. Ali içeri girince bisikletlere gözcülük görevi bana düştü. Etraf toz içinde. Kaldırımın kenarındaki vişne ağacını görünce vişne yemeğe karar verdim.
Kimden 05 Temmuz 2012 Damal - Akhaltsikhe
Ali geldiğinde bir delikten içeri girip burçlardan fotoğraf çektiğini söyleyip beni de yolladı. Bu fotoğrafları Alinin sayesinde çektim.
Kimden 05 Temmuz 2012 Damal - Akhaltsikhe
Kimden 05 Temmuz 2012 Damal - Akhaltsikhe
Aşağıda görünen kaleye gelen asıl yol. Parke taşları döşenmiş ve yolun kenarında aslına uygun restore edilen tek katlı evler var ama bu sokağın ana yola bağlantısında çalışma yapıldığından kapalıydı.
Kimden 05 Temmuz 2012 Damal - Akhaltsikhe
İçeri girdiğim delikte taş duvar yapılırken o zaman demir yerine ağaç direkler kullanıldığı görülüyor.
Kimden 05 Temmuz 2012 Damal - Akhaltsikhe
Fotoğraf çekimlerinden sonra tekrar şehre doğru yola çıktık. Doğalgaz ana hatlarının havadan gittiğini görünce çok şaşırdım.
Kimden 05 Temmuz 2012 Damal - Akhaltsikhe
Şehre inip vakit geçirmek için gezmeye başladık. Burada da doğal gaz hatları havadan gidiyordu.
Kimden 05 Temmuz 2012 Damal - Akhaltsikhe
Basınç düşürücü regülatörler bile havadaydılar. İstanbulda tesisat yaparken anamızın ağlatıldığını düşündüm. Zamanın şartlarına göre yapılmış bu tesisatlarda aynı elektrik tesisatında olduğu gibi basit ama işlevsel. Gömülü hat olmadığından borunun çürüyüp delinme ihtimali daha az ve arıza olduğunda yerini saptamak kolay. Ayrıca yatırım maliyetleri de çok düşük. Bu tesisat yapıldığında eminim bizler doğalgazdan bi haber yaşayıp odun, kömür ve tezek yakıyorduk.
Kimden 05 Temmuz 2012 Damal - Akhaltsikhe
Saat 18:30 da parka geldik. 19 oldu hala bekliyoruz ne gelen var ne giden. Üstüne üstlük birde ahmak ıslatan yağmur başladı. Tam Artvine geldiğimden beri ilk kez yağmur yağmadı diyecektim ki bu günde yağmur başladı. 11 gündür bu bölgede yağmurun yağmadığı gün yok. Caddenin kenarındaki bir saçağın altına sığınıp Serkanı aradık. Arkadaşların işi uzun sürmüş biraz gecikeceklermiş. Bize bir kafeye gidip oturmamızı söyledi. Oturmasına oturacağız ama yanımızda hiç lari yok ve nereden nasıl alacağımızı da bilmiyoruz. Serkan bekleyin biraz sonra yanınıza bir kız yollayacağım o sizi kafeye götürür. İstediğinizi yiyip için parayı da düşünmeyin dedi. Bu arada yandaki dükkanın sahibi bizimle ilgilenmeye başladı. Türk olduğumuzu duyunca önce pek memnun olmadı ama sonra İstanbul, boğaz, adalar deyince o soğuk hava yerini sıcak bir sohbete bıraktı. Sohbet dedimse aramızda birbirimizin dediğini anlayabildiğimiz kelime sayısı iki elin parmaklarını geçmez. Kendisi Ermeni kökenli, çok az sayıda Türkçe kelime biliyor. Biraz sonra bir kız gelip bizi buldu. Telefonda tercümanlık yapan bir arkadaş vasıtası ile kafeye gittik. Gürcistana gelmeden önce Gürcü yemekleri konusunu araştırırken Löplöpçüler diye bir siteye rastlamıştım.
http://www.loplopculer.com/2011/10/karadeniz-2011-batum.html
Oradan yiyebileceklerimi not edip yanıma aldım. Sitede bu ülkedeki en popüler yiyeceğin haçapuri denilen peynirli bir çeşit börek olduğu yazıyordu. Garson kız haçapuri deyince tamam dedim getir. Yanına birde Gürcülerin lemonad dediği tadı çok güzel olan meyveli gazozlarından getirdiler. İlk gelen lemonad kiviliydi ve çok hoşumuza gitti. Daha sonra bir tanede tarhun otlusunu içtim. Kivili her ikimizinde bu ülkede içtiğimiz en güzel lemonad oldu ama bir daha başka yerde rastlamadık.
Kimden 05 Temmuz 2012 Damal - Akhaltsikhe
Haçapuriden sonra masaya alabalık ve salata geldi. Tabi bunların yanında Gürcülerin puri dedikleri bizim tandır ekmeğine benzeyen Gürcü ekmeği geldi. Ekmek sıcacık ve çok lezzetliydi.
Zaman su gibi akıyordu ve biz hala kafede yiyip içiyorduk. Serkanla arada sırada telefonla görüşüyorduk. Serkan her seferinde rahat olun çekinmeyin ne isterseniz yiyin. Birada için diye uzaktan izzeti ikramda bulunuyordu. Yan masaya gelen 2 Türkten az ileride döviz alım satımı yapıldığını öğrenince gidip lari almaya karar verdim.
Kimden 05 Temmuz 2012 Damal - Akhaltsikhe
Saat 8 i geçtiğinden dükkanlar kapanmış. Lari alamadan geri geldim. Az sonra 2 arkadaş gelip bizi aldılar. Onlar önde Mercedesle biz arkalarında bisikletlerimizle evlerine gittik. Ev dışarıdan yolda gördüğümüz yıkık dökük büyük apartmanlara benziyor. Daire kapısından içeri girince şaşırtıcı bir görüntüyle karşılaştık. Dairenin içi dışarıyla hiç benzerlik göstermeyecek şekilde yenilenmişti. Bisikletlerimizi balkona koyup arkadaşlarla çalıştık. Ev sahiplerimiz burada bir Türk şirketinin şantiyesinde mühendis olarak çalışan Mahir ve Gökhan.
Duşa aldıktan sonra oturup sohbete başlamıştık ki kapının zili çaldı. Gelen Serkandı. Bizimle tanışmak için 70 km uzaklıktaki şantiyeden çıkıp buraya gelmiş. Ev sahiplerimiz bize konserve kutusunun içinde satılan fırınlanmış kabuksuz tuzlu fıstıktan ikram ettiler çok beğendim. Birayla harika gider. Konuşma sırasında bir ara telefon ve telefon görüşmesine gelince Serkan Beeline hat alın Gürcistanda en ucuz konuşabileceğiniz operatör. Ben 20 lari yüklüyorum Türkiyeyle Gürcistanla dakikalarca konuşuyorum bitmek bilmiyor dedi. Ev sahiplerimiz bizi dışarıya yemeğe götürmeyi teklif ettiler. Ali bir gece önceden uykusuz olduğunu, hem yorgun hemde karnının tok olduğunu söyleyip evde kalmak istedi. Ali evde kaldı biz Mahirin kullandığı Mercedes 320D ile yola çıktık. Arabanın içinde yok yok. Gürcistanda ikinci el ithal arabalar çok ucuzmuş. Gökhanın dediğine göre 10.000 $ a BMW X5 e, 15.000 $ a Porsche a biniliyormuş. Bindiğimiz araba Gökhanınmış. Mahir bizi dere kenarında bir yere götürdü. Burası çok otantik bir yerdi. Masaya pek çok şey getirtildi. Aklımda kalanlardan bazıları şampiyon tip haçapuri ki, Mahir bunu görevliye özellikle ve üstüne basa basa sipariş etti harikaydı. Gürcistanda yediğim en mükemmel haçapuriydi. Siparişte ayrıca şaşlık vardı ve bu benimde yenecekler listemdeydi. Mahir şaşlık'ın bu yörede şişe dizilen etlere dendiğini, farsça şeşten geldiğini söyledi. Şişe 6 tane et dizilip pişirildiğinden bu yöredeki ülkelerde şeş, şaş olarak isimlendirilmiş. Gecenin anısına fotoğraf çektirdik. Fotoğraftakiler soldan sağa Serkan, Mahir ve Gökhan.
Kimden 05 Temmuz 2012 Damal - Akhaltsikhe
Yemekte bu gün Akhaltsikhede kilisenin önünde geçenlerin pek çoğunun durup haç çıkardıklarını söyledim. Mahir Gürcülerin çok dindar oldunu yakın zamana kadar evlenmeyen kızların yüzleri dahil vücutlarındaki kılları temizlemediklerini ama son yıllarda durumun değiştiğini gençlerin bu adetlerden vazgeçip kendilerine bakıp makyaj yaptıklarını söyledi. Düşünsene böyle dindar bir kızla evlenip sabah uyandığında yatağında sakallı bıyıklı bir kadın buluyorsun diyerek bir de espri yaptı. Gecenin sonuna doğru sohbette Serkan'a bisiklete binip binmediğini sordum. Fırsat oldukça dedi ve birkaç yıl önce Çanakkaleden İzmire müzik festivaline katılmak için ilk bisiklet turunu yaptığını söyledi. Oradan da Antalyaya devam ettim deyince turu anımsadım. Meğer bir kaç yıl olsa sanaldan da olsa tur anlatımı üzerinden tanışmışız Serkan Güler ile. Birkaç yıl önce cycling.tr da okumuş ve cesaretine hayran kalmıştım. O zamanlar ben henüz tur yapmaya başlamamıştım. Bu tur şimdiye kadar okuduğum en güzel, en keyifli, en esprili ve en cesaret verici tur yazısıydı. Sizlere de okumadıysanız tavsiye ederim.
http://cyclingtr.com/forums/t/6081.aspx
Tur yazısının linkini bulup yollayan sevgili Mustafa Yiğit'e yardımı için çok teşekkür ediyorum. Serkan şu anda yeni bir bisiklet turu yapıyor ve bu sabah İzmir Karaburuna gidiyordu. Bu turun anlatımını da merakla bekliyorum. Umarım hazırlayıp yayınlar, bizleri bu zevkten mahrum bırakmaz.
Kimden 05 Temmuz 2012 Damal - Akhaltsikhe
Yemekten sonra eve döndüğümüzde saat gece yarısını geçiyordu. Apartmanın önünde Mahir burada evlerin dış görünüşüne bakma evlerin içleri sahipleri tarafından zevklerine göre yeniden dizayn edilmişti ve bir apartmandaki bütün daireler birbirlerinden farklıdırlar dedi. Eve girdiğimizde Ali çoktan yatmış uyuyordu.
Bu günkü Damaldan itibaren toplam tur mesafemiz:
Kimden 05 Temmuz 2012 Damal - Akhaltsikhe
Ortalama hızım:
Kimden 05 Temmuz 2012 Damal - Akhaltsikhe
En yüksek hızım:
Kimden 05 Temmuz 2012 Damal - Akhaltsikhe
Toplam pedal çevirme sürem:
Kimden 05 Temmuz 2012 Damal - Akhaltsikhe