9 Haziran 2015 Salı

SAHİLÖNÜ - ÇARDAK

24 Mayıs 2015 Pazar
Sabah uyanır uyanmaz hemen üzerimi değiştirip eşyalarımı topladıktan sonra rüzgarlığımı giyip köy meydanındaki caminin tuvaletine gitmek için dışarı çıktım. Hava sisliydi. Güneş yüzünü gösteremediğinden etrafı ısıtamıyordu. Çayımı demleyip yola çıkmadan marketten aldığım peynir ve Çağların verdiği zeytin ile kahvaltımı yaptım. Ekmek dün öğle yemeğimden kalmaydı. Canım hiç bir şey yemek istemiyor. 1 dilim ekmeği zor yedim. Çadırımı toplayıp yola çıktığımda saat 07:30 u gösteriyordu. Bu gün Edincik in biraz ilerisinde konaklamayı planlamıştım ama dün planlanandan fazla yol aldığım için bu gün kendime yeni bir yer bulmam gerekiyor. Edincikten sonra sahilden devam etmeyi planlamıştım ama Edincikte yazlık evi olan arkadaşım Erdal sahilde bir şey yok boşuna zaman kaybedersin demişti. Gerçi başkasına göre ilginç olmayan yer benim için ilgi çekici olabilir. Sonunda sahili zaman kaybedeceğimi düşünerek programdan çıkardım. Acaba Çanakkaleye ulaşabilir miyim? Gerçi Google harita Çanakkaleye uzaklığımı 185 km olarak gösteriyor. Yapılamayacak bir yol değil en azından deneyeceğim. Yine de kendime makul bir hedef seçip hiç olmazsa Şevketiyeye ulaşmaya çalışacağım.

Köy meydanına geldiğimde kahvedeki birkaç kişi beni süzüyorlardı. Pedalları çevirmeye başladım. Köy çıkışında sağda bir çeşme vardı. Aslında burada da konaklanabilirmiş ama kaldığım yer yinede güzeldi. Yokuş başladı. Yolda dedikleri gibi asfalt oldu. Yokuşu çıktım ardından iniş başladı. Nede kolay çıkmıştım yokuşu. Hiçte dedikleri gibi değilmiş diye düşünüp keyifleniyordum tatlı tatlı inerken. Yukarıda tepede rüzgar jenaratörlerinin pervaneleri nazlı nazlı dönüyorlardı. Sağa toprak bir yolun ayrıldığı kavşağa geldim. Burası acaba Dutlimanına giden yol olabilir miydi. Hiç bir tabela yok. Aslında bunu GPS teki haritaya bakıp veya cep telefonumdaki harita programlarından kolayca öğrenebilirim ama enerji harcamak ve zaman kaybetmek istemiyorum. Bu kavşaktan sonra yol tatlı tatlı yükselmeye başladı. Karşıdan arada bir tek tük arabalar geliyor. Yol arada bir toprak oluyor sonra yeniden asfalta dönüşüyor. Kara yolları bozulan asfaltı onarmak yerine çukurlara mucur ve kum dökmüş. Yokuş bir süre sonra adeta çıldırdı. Yolda bozuldu. Yokuş tahminen %15 civarına ulaştı. Bu zeminde bisikleti güçlükle kontrol ediyorum. Sonunda arka tekerlek boşa dönmeye başladı. Durdum. Durmasına durdum ama hedi bakalım gel de kalk. Birkaç denemeden sonra pes edip yokuşun tepesine kadar 30 metre kadar bisikleti ittim.
Köyden görünen rüzgar jeneratörlerinin yanına kadar çıkmıştım.
Kimden Sahilönü - Çardak
Yol hala toprak. Jeneratörlerin yanında gidiyorum. Daha önce bu jeneratörlerin ses çıkardıklarını, yakınında yaşayan insanların rahatsız olduklarını duymuştum. Hakikaten bir ses var ama rahatsız edici seviyede değil ama gece sessizlikte insanı rahatsız edebilir.
Kimden Sahilönü - Çardak
Biraz sonra bir ahırın yanından geçerken önüme 2 tane iri kangal çıkıp havlamaya başladılar. Hayvanlar çok iri ve boyunlarında çivili tasma var. Ne yapacağımı düşünürken ahırdan çıkan kadın bağırıp köpekleri geri çevirdi. Ben yanlarından geçerken köpeklerden bir tanesi havlayarak üzerime gelse de kadın yine müdahale edip köpeği durdurdu.
Biraz sonra hafif bir iniş başladı. Bandırmaya ulaştım.
Kimden Sahilönü - Çardak
Zaman kaybetmemek için yola devam edip Badırmayı geride bıraktım.
Kimden Sahilönü - Çardak
Kapıdağ yarımadasına doğru giden Erdek yolunda pedal çeviriyorum. Bu gün Pazar olduğundan insanlar herhalde hala uyuyorlar pek araba yok.
Karşıda Kapıdağ yarımadası görünüyor.
Kimden Sahilönü - Çardak
Erdek kavşağında sola dönüp Edincik istikametinde ilerledim. Yol güzel ve sakin zeytin bahçelerinin arasında ilerliyorum. Solda bir set üstündeki çeşmenin önünde durdum. Çeşmenin önünde piknik masası da var, arkası zeytin bahçesi. Konaklamak için burası da güzel. Belki dönüşte burada konaklarım. Suyumu doldurup devam ettim. Yukarıda tepede evler görünüyor ama ben oraya çıkmayacağım. En azından çıkmayacağımı tahmin ediyorum. Erdalın Edincikte yazlığı olduğuna ve bir ara tekne aradığına göre Edincik deniz kenarında olmalı. Yokuş başladı. Kıvrıla kıvrıla çıkıyor. Sonunda yokuş iyice sertleşti galiba burası da %15 civarı. Dünden beri nedir bu yokuşların sertliğinden çektiğim. Allahtan bu sert kısımda kısa sürdü ve Edincik e geldim.
Kimden Sahilönü - Çardak
Az önce gördüğüm evlerin yanına çıkmıştım. Meğer Edincik dağın tepesindeymiş. Kahvedekilerin meraklı bakışları arasında durmayıp yola devam ettim. Edincik sokakları boş.
Kimden Sahilönü - Çardak
Edincikten devam edip Bandırma Çanakkale yoluna çıktım. Kavşağın hemen ilerisindeki levhada Gönenin 29 km ileride olduğu görülüyordu. Yolun asfalt kalitesi güzel, emniyet şeridi geniş. Bisiklet sürmeye uygun bir yol. Yol kenarında katır tırnakları görsel bir show sunuyor.
Kimden Sahilönü - Çardak
Yol bir inip bir çıkıyor. Çaktırmadan insanı yoruyor. Artık halüsinasyon görmeye başladım. Aklıma hep yiyecek geliyor. Saat henüz 10:40 ama sabah kahvaltısı yetersiz geldi. Aç ayı oynamaz diye boşuna söylememişler. Sonunda bir ağaç gölgesinde durup bir şeyler yemeye karar verdim. Heybemdeki peynir, zeytin ve ekmeği çıkarıp karnımı doyurdum.
Bir kez daha yola çıktım. Bigada yemek ve çay molası vermeyi düşünüyordum ama yol Bigaya girmeden yanından geçtiği için Bigaya girmedim. Böylece mola ve yemek hayali suya düştü. En çokta canım dondurma yemek istiyordu dondurmadan da oldum.
Şevketiyeye ulaştığımda biraz daha gitmeye karar verdim. Hiç olmazsa Lapsekiye gitmeliydim. Çanakkale seçeneği ise devre dışı kaldı. Şevketiyeden itibaren düz bir yolda pedal çevirmeye başladım. Canım öyle bir kiraz istiyor ki. Dudaklarım kurudu. dilim dahağıma yapışıyor. Su içmem bir işe yaramıyor. Kısa sürede tekrar aynı duruma geliyorum. Yolda Lapseki yerine 4 km öndeki Çardakta kalmaya karar verdim. Lapseki daha bilinen bir yer olduğu için konaklayacak yer bulmakta güçlük çekebilirim. Bu düşüncelerle giderken yol kenarında kiraz satan bir genç gördüm. Önce devam ettim ama aniden karar değiştirip durdum ve geri geldim. Kirazın fiyatını sordum. 7.5 TL dedi. Fazla geldi devam ettim. 2 km kadar sonra yol kenarındaki bir tarladaki bir kaç kiraz ağacının yola taşan dallarının kiraz dolu olduğunu görünce hemen durup bisikletimi emniyet şeridinde yere yatırdım ve soluğu dalların yanında aldım. Keşke Allahtan başka bir şey isteseymişim. Herhalde 1 kg kadar kiraz yedim. Bu arada iyi ki az önce kiraz almamışım yoksa şimdi çok üzülecektim dedim. Kiraza doyduktan sonra Çardak'a ulaşıp duş almak için 5 lt lik bidonumu doldurup kendime bir yer aramaya başladım. Sahildeki parka dikilen iğde ağaçlarından mis gibi koku yayılıyordu çevreye.
Kimden Sahilönü - Çardak
Önce parka çadır kurmayı düşündüm ama sonra köprü ile geçilen kum adaya geçince burada konaklamaya karar verdim. Çadırımı iğde ağaçlarının altına kurdum. Denize girip ardından duşumu aldım. İskele yanındaki çeşmede giysilerimi yıkayıp boşalan bidonumu yemek ve bulaşık için doldurduktan sonra Çadırımın yanına döndüm.
Kum ada kıyıya çok yakın konumda kum birikmesi sonucu oluşmuş bir ada. Kıyıyla bağlantısı bir köprü ile sağlanıyor. Adanın girişinde kadın ve erkek tuvaleti ile duş kabinleri var ama suları kesik olduğundan kullanılamıyor. Belkide yazın faal hale geliyordur. Çevre ülkemizdeki her piknik yeri gibi poşetler, petler, bira şişeleri ile kirletilmiş.
Kimden Sahilönü - Çardak
Hazır çorba ve ton balıklı makarnadan oluşan yemeğimi yedikten sonra sahilde bir yürüyüş yaptım.
Güneş batıyor.
Kimden Sahilönü - Çardak
Burada güneş denize daha doğrusu Gelibolu üzerinde batıyor ve güzel bir görüntü oluşturuyor.
Kimden Sahilönü - Çardak
Çardak sahilinde iğde ağaçları olan güzel bir park var. Parka çok sayıda bank konmuş ve bunların finansmanı çeşitli işletmeler ile kooperatiflerden sağlanmış olmalı ki her birisinin sırt dayama yerinde o şirketin veya kooperatifin adı yazıyor. Çardak ı çok beğendim. Buraya yeniden gelmek isterim.
Kimden Sahilönü - Çardak
Kum ada karşıda görünüyor.
Kimden Sahilönü - Çardak
Artık yatma zamanı geldi. Yorgunluğumu üzerimden atmam lazım.
Kimden Sahilönü - Çardak
Bu günkü yol haritam: