17 Temmuz 2011 Pazar

ADANA - İSKENDERUN

02 Temmuz 2011 Cumartesi
Gece boyunca Haydar’ın ışığı sönmedi. Sabah 05:00 te kalktığımda bir böcek yüzünden uyuyamadığını söyledi. 06:30 da kalktığımda Cihan kalkmış her sabah olduğu gibi duşa girmişti. Haydar bitap düşüp uykuya dalmıştı. Hazırlıklarımızı yapıp eşyalarımızı topladık. Saat 07:00 olduğunda Hanefi hala gelmemişti. Acaba uyanamadı mı, arasam mı diye düşünürken kapı açıldı. Gelen Hanefiydi. Akşamdan Haydarın dolapta gösterdiği çoğu Hataydan gelen yiyeceklerle kahvaltıyı hazırladı.
Kahvaltı bittiğinde İzzette geldi. Bisikletlerimizi ve eşyalarımızı aşağı indirdik. Hanefi ve İzzet bize Misis e kadar eşlik edeceklerini söylediler. Hanefi öğrenci olduğundan eşlik etmesini anladım ama İzzet işinden kalacaktı. Bunu söylediğimde bu gün Cumartesi dedi. Bende bir süredir zaman kavramı kalmadı. Ne ayın kaçı olduğunu hesaplamadan biliyorum nede günleri. Zamana bağlı olmadan yaşamak ne kadar güzel. Birde şu iş için arayanlar olmasa keyfime diyecek yok. Bu güne kadar işlerimi telefonla bir yere kadar idare edebildim ama artık olmuyor. Bir an önce İstanbul’a dönmem gerekiyor. Hiç olmazsa Hataya ulaşabilmek için geldim, geliyorum yalanları ile oyalama taktiği uyguluyorum.

Bu günkü yol haritamız:



Eşyalarımızı yükleyip yola çıktık.
Kimden 02 Tem 2011 Adana İskenderun
Kimden 02 Tem 2011 Adana İskenderun
Kimden 02 Tem 2011 Adana İskenderun
Kimden 02 Tem 2011 Adana İskenderun
Kimden 02 Tem 2011 Adana İskenderun
Kimden 02 Tem 2011 Adana İskenderun
Kimden 02 Tem 2011 Adana İskenderun
Kimden 02 Tem 2011 Adana İskenderun
Şehir dışına çıkıp hafta sonu sabahı olması nedeniyle tenha olan trafikten kurtulduktan sonra yine çok güzel, düz ve geniş emniyet şeritli asfaltta pedal çevirerek ilerliyorduk.
Kimden 02 Tem 2011 Adana İskenderun
Kimden 02 Tem 2011 Adana İskenderun
İzzet önde bize yol gösterirken tempo konusunda bize sürekli nasıl iyi mi, yavaşlayayım mı diye soruyordu. Elbette yol bisikletinin hızına yetişmemiz düşünülemez ama bisikletlerimizin yüklü olması bu düz yolda düşünülenin aksine bizi pek etkilemiyor.
Kimden 02 Tem 2011 Adana İskenderun
Kimden 02 Tem 2011 Adana İskenderun
Bu arada gurubu en arkadan takip eden Hanefi bir ara arkama baktığımda yoktu. Hafif bir iniş yaparken yanımdan hızla bir bisiklet geçti. Hanefi bizle arayı açtıktan sonra durup fotoğrafımızı çekti. Bakın o anı daha sonra Hanefi nasıl anlatmış. “ Bu fotoyu çekmek için hızımı 60 km ye çıkarıp 200 metre mesafe açıp makineye basmam gerekti.”
Kimden 02 Tem 2011 Adana İskenderun
Ayranı ile Misis’e gelipte ayranın tadına bakmadan geçmek olur mu?
Kimden 02 Tem 2011 Adana İskenderun
Ayranlarımızı içerken telefon görüşmelerimizi de yapıyoruz. Evinden uzakta insanın bir sevdiğinin, dostunun sesini duyması ile yüzüne mutluluk tebessümü yayılıyor.
Kimden 02 Tem 2011 Adana İskenderun
Kimden 02 Tem 2011 Adana İskenderun
Kimden 02 Tem 2011 Adana İskenderun
Hanefi bizim fotoğrafımızı çekerken bende onunkini çektim.
Kimden 02 Tem 2011 Adana İskenderun
Ayranlarımızı içtikten sonra ayrılacağımız kavşağa doğru yola çıktık. Artık bundan sonrası birlikte pedal çevirdiğimiz son noktalar.
Kimden 02 Tem 2011 Adana İskenderun
İşte kavşak göründü. Kavşakta kalabalık bir gurup bekliyordu. Hayrola neden burada toplanmış bekliyorsunuz diye sorduğumda karpuz toplamak için kendilerini almaya gelecek aracı beklediklerini söylediler.
Kimden 02 Tem 2011 Adana İskenderun
İzzet bu anı hatıra fotoğrafı çekmek için hazırlık yapıyor.
Kimden 02 Tem 2011 Adana İskenderun
Bize çok sıcak davranıp büyük misafir perverlik gösteren Hanefi ve İzzetle son fotoğraflarımızı çektiriyoruz.
Kimden 02 Tem 2011 Adana İskenderun
Kimden 02 Tem 2011 Adana İskenderun
Dostlarımız bizden ayrılıp Adana’ya doğru pedal çevirmeye başladılar.
Kimden 02 Tem 2011 Adana İskenderun
Kimden 02 Tem 2011 Adana İskenderun
Cihanla yine baş başa kalmıştık. Ana yoldan ayrılıp Ahmet Salih Özenir’in önerdiği yola saptık. Buradan itibaren trafik iyice azaldı. Artık köy yollarından ilerleyecektik. Köy yolları demem sizi yanıltmasın burası aslında eski Adana Ceyhan kara yoluymuş. Kavşağa kadar hızlı bir tempoda geldikten sonra tempomuzu düşürdük. Sanki Adana’ya dönen arkadaşlarımıza bir lastikle bağlanmıştık ve birbirimizden uzaklaştıkça lastik gerilip uzaklaşmamızı zorlaştırıyordu. Misis köyünde Ceyhan nehrinin üzerinden geçeceğimiz taş köprüye ulaştık.
Kimden 02 Tem 2011 Adana İskenderun
Ceyhan nehri.
Kimden 02 Tem 2011 Adana İskenderun
Cihan köprünün üzerinden el sallıyor.
Kimden 02 Tem 2011 Adana İskenderun
Kimden 02 Tem 2011 Adana İskenderun
Kimden 02 Tem 2011 Adana İskenderun
Kahvenin yanındaki kahvede oturan birkaç genç bizi çay içmeye davet ettiler. Bir yandan çay içerken bir yandan da sohbet edip yol hakkında bilgi aldık. Zaman kaybetmemek için müsaade isteyip yola çıktık.
Kimden 02 Tem 2011 Adana İskenderun
Kimden 02 Tem 2011 Adana İskenderun
Kimden 02 Tem 2011 Adana İskenderun
Yolda bir köyün mezarlığında gördüğüm ilginç çeşme ama maalesef su akmıyor.
Kimden 02 Tem 2011 Adana İskenderun
Ceyhan’a ulaştık.
Kimden 02 Tem 2011 Adana İskenderun
Ceyhandan İskenderun’a Botaş, Toros Gübre tarafından gitmek istediğimizi söyleyip yolu sorduk. Buradan doğru gidin ileride Kurtkulağına sapın dediler. Kurtkulağı bende İstanbuldaki Kurtdoğmuşu çağrıştırdı. Pedal çevirmeye başladık. Ceyhandan henüz çıkmamıştık ama seyrekleşen evlerle beraber karşıdan esen şiddetli bir rüzgara maruz kaldık. Yol geniş ve çok güzeldi ama gitmek çok zordu. Hızımız 15-16 yı geçmiyordu. Kurtkulağı tabelasını ve sola sapacağımızı görünce neşem yerine geldi. Buradan sonra rüzgarı yandan alacaktık.
Kimden 02 Tem 2011 Adana İskenderun
Kurtkulağına saptık ama rüzgar bizi etkilemeye devam ediyor. İlerideki tepeleri görünce sevindim. Sağdaki tepenin eteğine geldiğimizde rüzgardan kurtulacaktık. Rüzgara karşı sürmektense yokuş çıkmaya razıyım.
Kimden 02 Tem 2011 Adana İskenderun
Tepenin yamacına gelince rüzgar kesildi ama yokuşta başladı. Bu şekilde 2-3 tepe geçtıktan sonra bir köyde benzincide sebil görünce durup mataramı ve pet şişemi doldurdum. Cihan benzinciye İskenderun’a kaç km kaldığını sordu. 85 yanıtı aldık. Bana göre 78 km kalmış olması lazım.
Benzinciden sonra bir köyü geçerken yeniden yokuş başladı. Kısa ama dik bir çıkıştı. Yandan köy yolundan ana yola çıkan traktörün römorkunda kadın ve çocuk doluydu. Çocuklar beni görünce “Hello” diye bağırmaya başladılar. El salladım ama bağırmaya devam ettiler. Traktör benden gittikçe uzaklaştı, sesler duyulmaz oldu. Yokuşun ardından başlayan inişte traktörü yakaladım ve çocukların çılgınca tezahüratları yeniden başladı. El sallayıp yanıt vermem çok hoşlarına gitti. Traktörü geçtikten az sonra yol ikiye ayrılıyordu. Traktör diğer yola saptı ve çocuklar uzun süre bağırmaya devam ettiler. Durup Cihan’ı beklerken bir yandan da fotoğraf çekmeye başladım. Bu tür yol ayrımlarında mutlaka durup yol arkadaşınızı beklemeniz gerekiyor, aksi halde ayrı yönlere gidilebilir.
Bu mor dikenleri eskiden İstanbul’un kırsalinda sık görürdüm ama artık İstanbulda kırsal kalmadığından uzun yıllar sonra ilk kez gördüm.
Kimden 02 Tem 2011 Adana İskenderun
Bu noktadan bir gün aradan sonra denizi yeniden gördüm. Aynı zamanda Botaş tesisleri de görünüyor.
Kimden 02 Tem 2011 Adana İskenderun
Kimden 02 Tem 2011 Adana İskenderun
Toros gübrenin yanından geçerken havada kimyasal madde kokusu vardı. Fabrikadan çıkan kamyonların tekerinden yola bulaşan kimyasal maddeler yolu kaygan hale getirmişti. Burada ayrıca biriket kömür yapan çok sayıda tesis var. Yola saçılan kömür tozları da yolu tehlikeli hale getiriyor ve Cumartesi olmasına rağmen kamyon trafiği hiçte azımsanmayacak kadar çok. Yol kenarındaki bakkalda yemek molası verdik.
Kimden 02 Tem 2011 Adana İskenderun
Yemekten sonra 2 hemzemin geçitten geçtik. İlki ıssız bir yerdeydi ve ben geçerken arkamdan havlayan köpeklere hiç aldırmadım. Artık fazla ısrarcı olmayan köpeklerle muhatap olmuyorum. Israrcı olanları ise azarlayıp aşağılıyorum. Gururu kırılan köpek dönüp gidiyor. Forumlarda köpeklerden kurtulmak için sayfalar dolusu geyik yapanları hiç anlamıyorum.
İkinci geçide geldiğimde bariyerin birisi inmişti ve sinyal çalıyordu. Solda da farları yanan katar görünüyordu. Trenin geçmesini beklemek için durduğumda TCDD görevlisi bana Almanca bir şeyler söyledi. Anladığım tek kelime stop oldu. Herhalde tren duruyor geç dedi. Bu olaydan sonra iyice yabancıya benzediğime inanmaya başladım.
Geçitten sonra yeniden anayola ulaştık. Bana göre sola gitmemiz gerekiyordu. Kavşaktan geçen bir motosikletliye İskenderun’u sorduğumda sağa gideceksiniz dedi. Acaba Cihanda o anda benim gibi mi düşünmüştü? Temiz ve düzün asfaltta bisikletlerimizi sürüp Dörtyol’a ulaştık. Yolda ilerlediğimiz sürece hiç kalan mesafeyi gösteren tabela yoktu, buda insanın nerede olduğunu anlamasını zorlaştırıyor.
Kimden 02 Tem 2011 Adana İskenderun
Kimden 02 Tem 2011 Adana İskenderun
Yolda bir benzincide mola verdiğimizde Cihan pompacıya İskenderun’a kaç km kaldığını sordu. 70-80 yanıtını aldık. Bu nasıl yol böyle gidiyoruz, gidiyoruz 80 km nin altına düşemiyoruz dedim. Telefonumdaki Google haritaları programını açıp bulunduğumuz yerden İskenderun’a yol tarifini sorduğumda 32 km kaldığını öğrendik. Bu akıllı telefonlar çok iyi ama şarj problemi kötü. Cihanda solar şarj cihazı vardı. İlk fırsatta bende alıp deneyeceğim.
Moladan sonra beni Ferhat Bey aradı. Kendisinin İskenderunlu olduğunu ama şu anda Eskişehirde bulunması nedeni ile bize Hatay yolunda eşlik edemeyeceğini,konaklama konusunda İskenderundaki Binbaylar Bisikletteki arkadaşların bize yardımcı olacağını söyleyip Binbayların yerini tarif etti. Binbaylar Bisikletin sahibi Bora Bey’in motosiklet ile Kayseri’ye gittiğini mağazaya bu konuda talimat bıraktığını söyledi. Yola devam edip hiç mesafe tabelası görmeden İskenderun’a ulaştık.
Kimden 02 Tem 2011 Adana İskenderun
Biz bu fotoğrafları çekerken sürekli ıslık sesi geliyordu. Sonunda yolun karşı tarafındaki askeri birlikte nöbet tutan erin durmayıp devam etmemiz için çaldığını anladık. Kabul ediyoruz buralar riskli bölge ve askerde güvenliğini sağlamak zorunda ama bizimde o kadar yol geldikten sonra o tabelanın altında fotoğraf çektirmek hakkımız. Benim önerim karayolları her iki yöndeki İskenderun tabelasını da askeri birliğin olmadığı sivil bir yere alması.
Kimden 02 Tem 2011 Adana İskenderun
Artık İskenderundayız.
Kimden 02 Tem 2011 Adana İskenderun
Kimden 02 Tem 2011 Adana İskenderun
Yolda Ferhat Bey ile adres konusunda birkaç görüşme daha yaptıktan sonra Binbaylara ulaştık.
Her nedense mağazanın fotoğrafını çekmemişim. Herhalde yol yorgunluğundan olsa gerek. Bunu kamp yerinde çadırımızı kurduktan sonra fark ettim. Neyse bu hatamızı yarın çıkarken mağazanın fotoğrafını çekerek telafi ederiz dedim Cihan’a.
Size biraz Binbaylardan söz etmek istiyorum. Öncelikle bizi çok sıcak karşıladılar. Mağazada bisikletten motosiklete, deniz motorundan dalış malzemesine kadar aklınıza gelebilecek sporlar ve malzemeleri var. Scott bisiklet çeşitlerini İstanbuldaki pek çok mağazada bile bir arada göremeyebilirsiniz. Markalar sadece Scott ile de sınırlı değil. Giant, Carraro, Whistle gibi her çeşit kullanıcıya hitap eden geniş bir yelpazeye sahipler. Taşucundan itibaren bu bölge bisiklet kullanımına çok elverişli. Umarım bisikletli sayısı büyük rakamlara ulaşır.
Bir süre dinlendikten sonra yanımıza scooter kullanan bir arkadaş verip bizi kalacağımız yere yolladılar. Burası Sahildeki Caddenin bir arkasında bulunan Turist Kampı diye bir yer. İskenderun Belediyesine ait. İskenderun’a gelen çadır ve karavanlı turistler burada hiçbir ücret ödemeden konaklayabiliyorlar. Etraf yemyeşil ve tertemiz. Kampta duş, tuvalet ve TV izleme imkanınız var. Duşların olduğu yerde tadilat olduğundan şofben sökülmüş, sıcak su yoktu. Görevliler sıcak su olmadığı için defalarca özür dilediler. Gerek gündüz çalışanlar olsun, gerekse gece çalışanlar olsun çok nazik insanlar. İskenderun Belediye Başkanı SN Dr. Yusuf H. Civelek’e bu uygulamayı sürdürdüğü için çok teşekkür ediyorum. Bu örnek ve çağdaş uygulamanın Türkiyedeki bütün Belediyelere ve Belediye Başkanlarına örnek olmasını diliyorum.
Görevlilerin gösterdiği yere çadırlarımızı kurduk. Haydar ve Binbaylar bisikletteki görevli arkadaş yeni açılan sahil yolundan Arsuz üzerinden önce Samandağına, ardından da Harbiye üzerinden Hataya gitmemizi bu yolun görsel açıdan çok daha güzel olduğunu söylemişlerdi. Kampa yerleştiğimizde görevli ile konuşurken bu yolun tehlikeli ve ıssız olduğunu, başımıza bir şey gelirse yardım alamayacağımızı söyledi. Karşınıza terörist çıkabilir, gasp edilebilirsiniz veya dik toprak yolda giderken düşüp yaralanabilirsiniz, Arsuz’a gitmek istiyorsanız gidin ama geri dönüp Belen yolunu kullanın dedi
Kimden 02 Tem 2011 Adana İskenderun
Kimden 02 Tem 2011 Adana İskenderun
Kimden 02 Tem 2011 Adana İskenderun
Acaba bir papatya falı baksam mı? Bu güzelliğe nasıl kıyılırda koparılır.
Kimden 02 Tem 2011 Adana İskenderun
Burası kampın girişi. Gidip hem biraz İskenderun sahilini gezeceğiz hem de akşam yemeği yiyeceğiz.
Kimden 02 Tem 2011 Adana İskenderun
Sahile çıktığımızda güneş batmak üzereydi.
Kimden 02 Tem 2011 Adana İskenderun
Kimden 02 Tem 2011 Adana İskenderun
Cihan’a güneşi tam parmağımın ucuna hizalayıp fotoğrafımı öyle çek dedim. Ekranda detaylar net olarak görülememesine rağmen çok başarılı bir çekim yapmış. Kendisini kutluyorum.
Kimden 02 Tem 2011 Adana İskenderun
Buda yakın çekimi.
Kimden 02 Tem 2011 Adana İskenderun
İskenderun sahili. Yürürken Cihan yarın Belenden gidelim bu adam bir şey biliyor ki, bizi uyarıyor dedi. Nasıl istersen ama bu konuda emin misin diye sordum evet dedi. Ben Arsuzdan gitmekten yanayım ama beni endişelendiren Samandağdan sonra yokuş çıkacağımız toprak yolda tekerleklerimizin yola tutunamayarak problem çıkarması ve gasp edilme olasılığımız. Tamam dedim Cihan’a Belenden gidelim. Hem Kaçkar için antrenman yapmış olurum.
Kimden 02 Tem 2011 Adana İskenderun
Kimden 02 Tem 2011 Adana İskenderun
Yemek yiyecek bir lokanta ararken kızarmış piliç satılan bir tavukçunun önünde kızarmış piliç + ekmek 5 TL yazısını görünce Cihan’a tavuk alalım dedim. Birer tavuk aldık. Tavukla verilen lavaş’ın bize yetmeyeceğini düşünüp bir ekmek ve yanına birer bira, tatlı niyetine de 1 lt dondurmayı alıp sahildeki banklardan birisine çöküp akşam yemeğimizi yedik.
Yemekten sonra yürüyüş yaparken sahilde düğün yapılan bir gazinonun önünde denizden havai fişekler atılmaya başladı. İnsanların paralarını böyle anlamsız bir şekilde harcamalarını anlamıyorum.
Kimden 02 Tem 2011 Adana İskenderun
Kimden 02 Tem 2011 Adana İskenderun
Paralar havaya savruluyor.
Kimden 02 Tem 2011 Adana İskenderun
Kimden 02 Tem 2011 Adana İskenderun
Kimden 02 Tem 2011 Adana İskenderun
Bu gün kat ettiğimiz yol: 147,6 km.
Kimden 02 Tem 2011 Adana İskenderun
Ortalama hızım: 21,5 km.
Kimden 02 Tem 2011 Adana İskenderun
En yüksek hızım: 56,7 km.
Kimden 02 Tem 2011 Adana İskenderun
Toplam pedal çevirme sürem: 6 saat 51 dakika
Kimden 02 Tem 2011 Adana İskenderun
Yarın bu turdaki pedal çevireceğim son gün. Bu beni ve Cihan’ı hüzünlendiriyor. Birbirimize öylesine alıştık ve uyum sağladık ki bu yolculuğun hiç bitmemesini istiyorum. Kampa dönüp çadıra girdiğimde bu karmaşık duygularla uykuya daldım.
İskenderun yolunda Mismis e kadar bize eşlik eden İzzet ve Hanefiye, sabah evden çıkarken görüşemediğimiz güler yüzlü ev sahibimiz Haydar’a, her ne kadar tanışmıyor olsak ta yolda beni arayıp durumumuzla ilgilenen ve bilgi verip yardımcı olan Ferhat Bey’e, Bora Bey’in şahsında Binbaylar Bisiklet ailesine, İskenderun Belediyesinin güler yüzlü çalışanlarına ve Belediye başkanına çok teşekkür ediyoruz.