20 Mayıs 2014 Salı

GÜZELYALI - SUUÇTU

17 Mayıs 2014 Cumartesi
Bir kaç yıldır düzenlediğim ve artık neredeyse geleneksel hale gelen bahar turlarının bu yılkine İDO ile Yenikapıdan Güzelyalıya geçerek başlamayı planladım. 1. gün Uluabat gölünün arkasından geçip Mustafakemalpaşa ilçesindeki Suuçtuya gidecek, 2. gün Suuçtudan Uluabat gölü kenarındaki şirin balıkçı köyü Gölyazıya geçecek son gön ise Trilye üzerinden Güzelyalıya gelip Yenikapıda turu tamamlayacaktık.
Sabah erkenden kalkıp Yenikapıya gittim. Kaç kişi geleceğini ben de bilmiyordum. Yavaş yavaş sayımız arttı ve son anda bir gün önce konuşup geleceğini öğrendiğim Kemal'in de gemiye yetişmesi ile 12 kişi olduk. Bu hafta sonu 3 ayrı yerde bisiklet festivali varken bu kadar katılımı doğrusu beklemiyordum.

Sezer, Sezgin, Murat, Adem, Aydın, Kemal, Erdal daha önce de en az bir kez bu turlara katılan arkadaşlardı. Arif, Fatih, Tolga ve Engin bey bu yıl ilk kez bizimle birlikte tura çıkacak arkadaşlardı.
Sonunda Güzelyalıya ulaştık. İskelede bizi sevgili dostumuz Çağlar bekliyordu. Gemide 3 bisikletli daha vardı. 2 kişi sahilden Yalovaya, 1 kişi de Uludağa çıkacaktı. Birlikte fotoğraf çektirdik.
Kimden Güzelyalı - Suuçtu
Fotoğrafın ardından Uluabat gölüne kadar benim çizdiğim rotadan vazgeçip Çağlar'ın belirleyeceği rotadan gitmeye karar verdik ve yokuşlar da başladı.
Kimden Güzelyalı - Suuçtu
Bazılarımız önümüze ilk çıkan meyve ağacı olan erik ağacına dalarken bazılarımız da tırmanmaya devam etti.
Kimden Güzelyalı - Suuçtu
Mudanya Bursa karayolu aşağıda görünüyor.
Kimden Güzelyalı - Suuçtu
Sezgin bu yıl römorksuz gelmiş dolayısıyla hiç sıcak bakmadığım o ekipmanı deneme şansını kaçırdım.
Kimden Güzelyalı - Suuçtu
Çağlar Bursa Balıkesir kara yoluna kadar bize eşlik edecek.
Kimden Güzelyalı - Suuçtu
Arada bir insek te genellikle çıkıyoruz ve asıl çıkışlar Çağlardan ayrıldıktan sonra başlayacak.
Kimden Güzelyalı - Suuçtu
Arada molalar veriyoruz.
Kimden Güzelyalı - Suuçtu
Hafta içinde meteoroloji tahminlerinde yağış ihtimali görünse de hava çok güzel. ben de son tahminler ışığında yağmur pantolonumu ve ayakkabı kılıfımı çantamdan çıkarıp eve bıraktım. Yağmurluğumu da bırakacaktım ki son anda ne olur ne olmaz diye yanıma aldım.
Kimden Güzelyalı - Suuçtu
Yol kenarlarını ve tarlaları gelincikler süslemiş.
Kimden Güzelyalı - Suuçtu
Karayoluna ulaştığımızda Çağlarla ayrılma zamanımız geldi. Kendisine çok teşekkür ediyoruz.
Kimden Güzelyalı - Suuçtu
Kimden Güzelyalı - Suuçtu
Yol ayrımı sadece Çağlar için değildi. Erdal Mustafakemalpaşaya karayolundan gitmeyi tercih edince Aydın, Murat ve Tolga da onu yalnız bırakmadı. Böylece gurubun 3 te biri bizden ayrılmış oldu. Bundan sonra yolumuz buraya kadar olduğu gibi köy yollarından olacak ve ciddi yokuşlar bizi bekliyor. Köy yolu demek standart dışı yol demektir. Asfalt kalitesi düşüktür, eğimler standart dışıdır hatta yer yer %10 u bile aşabilir yani zorluk demektir ama bunun yanında da az trafik, doğal güzellik, sıcak kanlı misafir perver insanlar demektir. Artık klavuzumuz da olmadığı için bundan sonra yolumuzu GPS cihazıma yüklediğim iz dosyamız gösterecek. Onun için fazla kopmadan gitmemiz gerekiyor ve tabi bu durumda özellikle zorlu yollarda gurubun ataleti artıyor. İlk sapakta herkesin geçmesini bekledim Engin bey iyi ki beklemişsin yoksa biz düz devam ederdik dedi. Gerçi o yol da Mustafakemalpaşaya gidiyor ama daha az yokuşlu. Bizler mazoşist duygularımızı tatmin etmek için yola çıktık.
Kimden Güzelyalı - Suuçtu
Hava bulutlanmaya başladı ama önemsemiyorum çünkü Accuweather a çok güveniyorum.
Kimden Güzelyalı - Suuçtu
Başköyde su molası verdik.
Kimden Güzelyalı - Suuçtu
Köylülerin dediği gibi Fadıllı köyünden sonra yokuşlar başladı ve yarın konaklamayı planladığımız Gölyazı bu noktadan daha iyi görünmeye başladı. Fotoğraf çekmek için durdum.
Kimden Güzelyalı - Suuçtu
Adem de geliyor.
Kimden Güzelyalı - Suuçtu

Fotoğraf çekmekten pek fazla ilerliyemiyorum.
Kimden Güzelyalı - Suuçtu
Önümüzde devam eden yokuş.
Kimden Güzelyalı - Suuçtu
her yerden bir başka güzel görünüyor Uluabat gölü ve Gölyazı.
Kimden Güzelyalı - Suuçtu
Yokuşun hiç insafı yok. 1 aydır ilk kez ve 30 Temmuzdan beri de yüklü olarak ilk kez bisiklete biniyorum.
Kimden Güzelyalı - Suuçtu
Ayvaköyü sapağına geldiğimde Sezer ve Adem i beklerken buldum. Burada Marmara bölgesinin en uzun mağarası varmış. Uzunluğu yaklaşık 5 km. Bu kadar yakınına gelmişken o mağarayı görmek istiyoruz. Zaten elle yazılmış tabelada mağaranın 400 metre içeride olduğu yazıyordu. Hemen bisikletlerimizi yokuş aşağıya köye doğru bıraktık.
Kimden Güzelyalı - Suuçtu
Köy merkezinden biraz daha ileride mağaranın olduğu yere ulaştık. Yalnız bizi bir sürpriz bekliyordu mağara tepedeymiş, yani dik bir patikadan tırmanmamız gerekiyordu.
Kimden Güzelyalı - Suuçtu
Bisikletten sonra merdiven çıkmak ve dik bir yere tırmanmak bacak kaslarıma ciddi ağrılar veriyor. Bir süre sonra ben çıkmaktan vazgeçtim, bunun bir de inişi var. Bu arada Adem ve arkamızdan gelen kemalde tırmanmaya başlamışlardı. benim geri dönmem onların motivasyonunu da bozdu. Geri döndük. Bir tek Sezer mağaraya ulaştı. Mağaranın içinde bir nehir akıyordu dedi. Ben çıktığım noktadan etrafa bakmakla yetindim.
Kimden Güzelyalı - Suuçtu
Aşağıdaki alanda biz geldiğimizde bir gurup mağaracı vardı. Bursa belediyesinde çalışıyorlarmış, 1 saate kadar başkanda gelecek dediler ama bizim bekleyecek zamanımız yoktu. programın oldukça gerisindeyiz. Bu şartlarda Mustafakemalpaşaya ulaşabilmemiz bile başarı olacaktı. Köy meydanını geçmiştik ki Engin bey ile Fatihin geldiklerini gördük. Durumu anlatıp geri döndürdük. Engin bey biraz dinlenip toparlanmamız lazım dedi. Köy girişinde durmaya karar verdik. Köyde bir evden dağıtılan cevizli ekmek ve akide şekerinden oluşan paketten Adem almış yanımıza geldiğinde bize de verdi. Sabahtan beri kahvaltı ile duruyoruz. Ekmek ve şeker ile açlığımı biraz olsun bastırdım. Engin bey ile Fatih te ikramdan kısmetlerini alıp yemişler, geldiklerinde Mustafakemalpaşada görüşmek üzere diyerek yola çıktık. Bu mağara sevdası bizim 1 saatimize neden oldu. Artık daha fazla zaman kaybetmememiz lazım bir şekilde Mustafakemal paşaya ulaşıp orada toplanmayı bekleyeceğiz. Bu arada Arif ile Sezgin köye uğramayıp devam etmişler ve bence en doğrusunu yapmışlar. Hava kapattı bir iki damla düşmeye başladı. Yola devam ederken Arifi fotoğraf çekerken yakaladım. Ben de fotoğraf için durdum. Karşı kıyılar açık bulut bizim tepemizde. Yan tarafta geldiğimiz yolun dikliği görülüyor.
Kimden Güzelyalı - Suuçtu
Arif benim de bu güzel manzaraya karşı fotoğrafımı çekti.
Kimden Güzelyalı - Suuçtu

Devam ettim ve bir iki damla halinde yağan yağmur hızlandı. Yağmurluğu giysem bu sefer terden ıslanacağımdan bu gibi durumda giymeden devam etmeyi tercih ediyorum. Yağmurluğu durduğumda vücut ısımı korumak için giyiyorum. Yağmurun başlaması ile koyun sürüsü güden kadınlar evlerine dönüyorlar.
Kimden Güzelyalı - Suuçtu

Biraz sonra yağmur iyice hızlandı. Durup yağmurluğumu giydim ama giyene kadar da iyice ıslandım. Ayakkabılarım ıslanmasın diye bir süre bekledim ama yağmurun dinmeye niyeti olmadığını görüp hafiflediği bir an yola çıktım. Az ileride Sezgin çadırını kurmuş içine girmişti. Adem de başında bekliyordu. Devam dedim. Arada bir mesire yerlerinden geçiyoruz. Eğer diğerleri ayrılmasaydı burada konaklardık diye düşünüyorum ve sonra yanımızda yiyeceğimiz olmadığı aklıma geliyor. Turda asla yanınızda hiç yiyecek olmadan yol almamak gerekiyor. Ne olacağı belli olmaz, konaklamak zorunda kalabilirsiniz.
Doğanalan köyüne geldiğimde Sezer durağa sığınmış bekliyordu. Bir ara beraber geldiğimiz kemal ne olduysa geride kaldı. Buradan Sezer, Arif ve Adem ile yola devam ettik. Bir an önce bu buluttan kurtulmak istiyorum. Vücudum ve ayaklarım sırılsıklamdı. Kömekem köyünü geçmiştik ki Yağmur çok şiddetlendi. Bizden biraz ilerideki Sezer gözden kayboldu. Arkadaşlardan birisi yolun sonundaki mezarlığı gösterip şurada ağaç altında bekleyelim deyince hep beraber durduk. Yağmur o kadar şiddetli yağıyordu ki ağaç altı bizi korumaya yetmiyordu. Gök gürlüyor şimşekler çakıyordu. Mezarlığın duvarını atlayıp  içerideki yapının kapısının üzerindeki sundurmaya sığındık. Bu arada hipotermiye yakalandım. vücut ısım düştüğünden dişlerim birbirine vurmaya başladı. Durmasak bu olmayacaktı. Benim kuru giysilerim bisikletimde ki çantamda ama bende oraya kadar gidecek güz yok. Sağ olsun Arif sırt çantasından çıkardığı uzun kollu kuru giysisini verdi ama ayaklarımda hala ıslak çoraplarım ve içi su dolu ayakkabılarım olduğundan titremem durmamıştı. Bu durumda gidemem yağmur dursa da durmasa da burada kalacağım dedim. Abi mezarlıkta kalınır mı dedilerse de ölüden korkmayın diriden korkun dedim.
Adem binanın camından içeri bir sopa uzatıp kapının kilidini açmayı başardı. Burada mezarcıların malzemeleri vardı. iki tabut, çok sayıda kazma ve kürek, bir soba, ama baca bağlantısı yapılmamış, iki kangal su tesisat borusu vardı. kendimize yer açmak için eşyaları olabildiğince kenara çekip zemini süpürüp temizledik.
Kimden Güzelyalı - Suuçtu
Kimden Güzelyalı - Suuçtu
Buraya ancak iki çadır sığardı onun için zemine çadır altına serdiğimiz şilteden serip üzerinde yatmayı önerdim. Ademde cevizli ekmek ve 3 ton balığı varmış, bende de 3 donut erişte ve ocak vardı. Bu gece karnımızı doyururduk. Yarına da Allah kerim dedim. Islak giysilerimi sağa sola serdim. Kemal aradı durumu söyledim. Kemal, Engin Bey, Fatih Doğanalan köyünde kahveye sığınmışlar durumları iyiymiş Sezginde çadırını toplamış yanlarına geliyormuş. Köyde kalın yarın Mustafakemalpaşa da buluşuruz dedim. Az sonra Ahmet aradı. Durumumuzu söyledim yaklaşmışsınız gelebilirsiniz burada bir şey yok dedi. Mustafakemalpaşaya 24 km yolumuz kalmıştı be bu yolun 20 km si inişti ama ben yeni giydiğim kuru giysileri de yolda ıslatmak istemiyordum. Ahmet ben bir araç ayarlayabilirsem gelip sizi alayım dedi ve az sonra da geldi. Bisikletlerimizi ve eşyalarımızı araca yükleyip Mustafakemalpaşaya geldik. Karayolundan gelen gurupla Sezer de buluşmuşlardı.
Ahmet siz Suuçtuya gidersiniz devam edin diyor ama ben ve Sezer buna kesinlikle karşı çıkıyoruz. Sonunda Suuçtu kaç km diye sordum 25 dediler. Bu yüklerle saatte 5 km ortalama ile gitsek 5 saat eder, mola süreleri ile 7-8 saati bulur şu anda saat 19:30 olduğuna göre bizim oraya gitmemiz en iyimser tahminle 03:00 ü bulacak. Sonunda oylama yaptık gitmek isteyenler ile kalmak isteyenler eşit çıktı. Son katılımcı da bizimle aynı oyu kullanınca kalmaya karar verdik ama Ahmet ısrarla gitmemizi istiyor, ilk etabı tamamlayıp Suuçtu bisiklet turu diye adlandırdığımız turumuzda hiç olmazsa Suuçtuya gitmemiz gerektiğini söylüyor.Sonunda bir kamyon kiralamaya karar verip bisikletlerimizi ve eşyalarımızı kamyona yükleyip yola çıktık. BİM de alışveriş için durduk. Tam yola çıkıyorduk ki Arifi unuttuğumuz anlaşıldı. Can Arifi motoru ile getirip bize yetiştirdi.
Suuçtunun üstündeki alabalık çiftliğine geldiğimizde etraf zifiri karanlıktı. Gök yüzünde yıldızlar ve samanyolu muhteşem görünüyorlardı. Göz kararı çadırımı kurup ıslak giysilerimi lokantada gerdiğim çamaşır ipime astım.
Kimden Güzelyalı - Suuçtu

Balıkları beklerken soba başı ısınmaya çalışanlarla doldu.
Kimden Güzelyalı - Suuçtu

Sonunda karnımızı doyurabilecektik. saat 22:30 da kaşarlı alabalıklarımızı yemeye başladık. Tolga ile Adem bir an önce karınlarını doyurma derdindeler. Fiyatlar canlı alabalık 4 TL, güveçte domatesli alabalık 10 TL, kaşar ilave edilirse 12,5 TL, meşrubat 2,5 TL
Kimden Güzelyalı - Suuçtu
Buraya geldiğimiz iyi oldu hem o saatten sonra yemekle uğraşmadık, hem sıcak yerde yemeğimizi yedik, hem giysilerimizi kuruttuk. Yemekten sonra çadırlarımıza gitmek için dışarı çıktığımızda burada da hava kapatmış, bir iki damla halinde yağmur taneleri düşüyordu.
Günün sonunda bisiklet ile gidebildiğimiz yol: